"Sultanların Silahları" Hakkında  (7555 defa okundu)

Kayahan Horoz

  • Moderatör
  • Üye
  • *****
  • İleti: 228
"Sultanların Silahları" Hakkında
« : 10 Eylül 2008, 22:02:24 »
Aşağıdaki eleştiriyi Aralık 2007'de Kemankeş ortak listesi için yazmıştım.  Forumumuzu ziyaret edecek olanların doğrudan ilgi alanına giriyor olması sebebiyle, yazdıklarımı bir de burada tekrarlamak istiyorum.

--------------------

Hilmi Aydın'ın Kültür Bakanlığı tarafından yayınlanan ve daha önce buradan duyurulan "Sultanların Silahları" adlı kitabını aldım, okudum ve (en azından kesici silahlarla ilgili olan bölümü için) hiç de güzel sözler söyleyemeyeceğim.
 
Okçulukla ilgili bölüm hakkında bir yorum yapamam, ama kesici silahlarla ilgili bölüm tamamen daha önce yazılmış olanların kesilip yapıştırılmasıyla yapılmış.  Asıl kötüsü, yazar bunu referans göstermeden yapmış..!
 
Başlangıçtaki, müzeyi ve seksiyonu tanıtıcı bilgiler kendi sözleri olabilir, bilmiyorum.  Ancak iş kesici silahlara gelince, yazarın konuya kattığı yeni hiçbirşey yok.  Amaç bol resimli bir turistik rehber hazırlamak idiyse, belki bu da hoş görülebilirdi, ancak bu durumda da, yazarın kesip yapıştırdığı metinlere açık referans yapması gerekirdi.  Oysa ki, başlangıçta "lütfen" verdiği birkaç referans da hızla azalmış ve özellikle tarihsel ve teknik konuları "apardığı" ileriki sayfalarda tamamen yok olmuş.  Üstelik, 223 sayfalık kitaptaki toplam 32 referansın 19 tanesi kendisinin daha önceki çalışmalarına ait..!  Dikkat çekici olan, yazar genelde bir cümlelik alıntılarına bu referansları vermiş, ama tüm bir metni "apardığı" yerlerde hiçbir not yok.  Kitabın sonunda verdiği bibliyografya da eksik, metinlere bakarak bunu kesin olarak söyleyebilirim.
 
Velhasıl-ı kelam; belli ki Hilmi Aydın "hatırlı bir çevre"nin yardımıyla Kültür Bakanlığına kitabını yayınlatabilecek güce sahip.  Keşke bu gücünü daha anlamlı işler yapmak için kullansaydı...  Yahut, maksat bol resimli yeni bir müze kataloğu yayınlamaksa (ilk değil, sadece yeni bir tane), o zaman da zahmet edip bu kadar metin ilave etmeseydi...  Madem etti, bari kendisinden önce verilen emeklere saygı gösterip referanslarını da açıkça gösterseydi...
 
Ne yazık ki, (yukarıda yazdığım) kendisine ait referansların toplam referanslara oranına baktığımda ve sonuç bölümündeki, hemen tüm "bilimsel" çalışmaların sonuç bölümlerine yazılması artık neredeyse adet haline gelmiş olan "... Biz eserimizde konunun eksiksiz ve mükemmel olarak işlendiği iddiasında olmamakla beraber, belirtilen noktalardaki eser noksanlığını giderecek, konu ile ilgili her seviyedeki insanımızın inceleme ve araştırmalarına yardımcı olabilecek bir nitelik taşıyacağını ümit etmekteyim." (aynen aktardım, dilbilgisi yanlışı yazarın kendisine ait) ifadesini okuduğumda, bende yazarın kendisini bilimsel bir çalışma yapmış, üstelik de konu ile ilgili öncü bir rol oynamış gibi göstermeye çalıştığı hissiyatı uyandı.  Yine kesici silahlarla ilgili olarak söylüyorum; yazar bunca metni (açık referans göstermeden) kesip yapıştırmak yerine, sadece resimlerdeki eserlerin boyut ve ağırlık bilgilerini tam olarak verseydi, daha "bilimsel" bir çalışma yapmış olurdu.
 
Kesici silahlarla ilgilenen arkadaşlar için yorumum; bu kitabı sadece resimleri için almaya değmez.  Okçulukla ilgili arkadaşlara tavsiyem; incelemeden almayın.  Hilmi Aydın'ı tanıyan bir arkadaş varsa ricam; şahsen en derin teessüflerimi kendisine iletin.

Durukan Türe

  • Üye
  • *
  • İleti: 155
Ynt: "Sultanların Silahları" Hakkında
« Yanıtla #1 : 07 Nisan 2009, 07:56:46 »
aynı kıtabı bende aldım. benim temel hedefim elimde sultan silahları ıle ilgili yazılı bir eserin olmayışı idi. bahsi gecen kitapta dönemin super gucu olan osmanlı padısahlarının kılıclarına ait detay bilgileri bulabilecegimi umuyordum kısmen amacımı tutturdum. yani uzunluk agırlık vs. özellikle kişisel amaclarımdan birisi olan dönem kılıclarını yeniden canlandırmak adına kabza, balçak, kın gibi detayların resimleri bunları nasıl yapabilecegim hakkında fikir verdi. bir konu için yazar Hilmi Beye ulaşmaya çalıştım ama ulaşamadım.
 
      Tabi burada Kayahan Beyin eleştirilerine katılıyorum. Kayahan Beyden ricam ozellikle 192-193 sayfadaki Hz Ömere ait olan kılıcın çelik detayına bir daha bakabilirmisiniz. resmini yolluyorum ki forum üyeleride fikir yürütebilsinler. Bu pota çeliği degil mi? (Wootz?, Pulat?)
      Ayrıca istanbulda yaşayan forum üyelerinden bir ricam olacak İstanbul Askeri Müzesinde oldugu söylenen Selaahttin Eyyubinin babası Necmeddin Eyyübiye ait kılıcın yakın plan fotograflarına da ihtiyacım var. 
     Son olarak Doruk yayınlarından çıkan Ahmet Özdal a ait Türklerin Savaş Sanatı ve Minima yayınlarından çıkan Mehmet Bayrakdar ın hazırladıgı Türkler ve Japonlar isimli iki kitaptanda forum üyelerini bilgilendirmek isterim.

Gökhan Bakla

  • Üye
  • *
  • İleti: 459
Ynt: "Sultanların Silahları" Hakkında
« Yanıtla #2 : 07 Nisan 2009, 12:42:25 »
durkan resimde tüm detaylar seçilemesede bu kesinlikle pota çeliği, katlama yöntemi ile yapılmış olsa desenler birbirini takip eden çizgilerden oluşurdu, oysa burdaki dentrit yapı bunun pota çeliği olduğunu gösteriyor.

tabi burada şunuda hatırlatalım, bildiğim kadarıyla avrupalılar wootz çeliğini ilk kez selahattin eyyübi zamanındaki haçlı savaşlarında öğreniyorlar. tabi bu haçlılar için çok kötü bir teçrübe oluyor..
Necmeddin Eyyübiye ait kılıcın fotoğraflarını bulabilirsen bizde görmek isteriz.
« Son Düzenleme: 07 Nisan 2009, 12:46:03 Gönderen: Gökhan Bakla »
Yeniliğin en iyisi, çoğu zaman unuttuğumuz geçmişimizdedir.

http://gokhanbakla.blogspot.com/

Kayahan Horoz

  • Moderatör
  • Üye
  • *****
  • İleti: 228
Ynt: "Sultanların Silahları" Hakkında
« Yanıtla #3 : 07 Nisan 2009, 12:50:48 »
Gökhan Bey'le aynı fikirdeyim; bence de bu kılıç pota çeliğinden yapılmış.  Hatta, desenlerin belirginliğine bakarak ve Dr. Feuerbach'ın makalesine referansla, bunun Güney Hindistan (=wootz) değil, Orta Asya (=pulad) tipi bir pota çeliği olduğunu da söyleyebiliriz sanırım.


Selim Atalay

  • Üye
  • *
  • İleti: 68
Ynt: "Sultanların Silahları" Hakkında
« Yanıtla #4 : 09 Nisan 2009, 15:58:12 »
Bende pulad olarak tahmin etmiştim :)Hakikaten çok ilgi çekici.Bu kılıç ticaret yoluylamı ulaşmış yoksa bir ustanın oraya göç etmesi sonucu mu?

Bu kılıç hangi tarihlerde kullanılmış.Aslında aklıma gelip yazmak istediğim çok şey var ama konuyu saptırmak istemiyorum
"Who dares wins"

Sancar Özer

  • Üye
  • *
  • İleti: 827
Ynt: "Sultanların Silahları" Hakkında
« Yanıtla #5 : 09 Nisan 2009, 17:31:25 »
Cahiliye ve İslamın ilk devri Arap yarımadasında Göktürk yapımı silahların popüler olduğu ve İran üzerinden ithal edildiğini okuduğumu hatırlıyorum. Bu kılıç veya daha muhtemeldir ki kılıcın yumurtası da Orta Asya'dan ithal olabilir.
"Hoşça bak zatına ki zübde-i alemsin sen
 Merdüm-i dide-i ekvan olan ademsin sen "

Şeyh Galip

Selim Atalay

  • Üye
  • *
  • İleti: 68
Ynt: "Sultanların Silahları" Hakkında
« Yanıtla #6 : 13 Nisan 2009, 11:43:52 »
Cahiliye ve İslamın ilk devri Arap yarımadasında Göktürk yapımı silahların popüler olduğu ve İran üzerinden ithal edildiğini okuduğumu hatırlıyorum. Bu kılıç veya daha muhtemeldir ki kılıcın yumurtası da Orta Asya'dan ithal olabilir.

O zaman herşey ortaya çıktı.Teşekkür ederim.Demekki o yıllarda halen daha pota çeliği yapılıyor.Pota çeliğinin kaybolduğu yıllar acaba ne zamana tekabül ediyor.Eğer fazla bir zaman yoksa ben bugün bile bazı izlerin bulunabileceği kanısındayım
"Who dares wins"

Sancar Özer

  • Üye
  • *
  • İleti: 827
Ynt: "Sultanların Silahları" Hakkında
« Yanıtla #7 : 13 Nisan 2009, 12:29:39 »
Kesin bir tarih olmamakla birlikte pota çeliğinin ortadankalkışı Sanayi Devrimi'ne denk geliyor denilebilir.
"Hoşça bak zatına ki zübde-i alemsin sen
 Merdüm-i dide-i ekvan olan ademsin sen "

Şeyh Galip

Durukan Türe

  • Üye
  • *
  • İleti: 155
Ynt: "Sultanların Silahları" Hakkında
« Yanıtla #8 : 13 Nisan 2009, 13:11:41 »
 gokturklerın demircilikte oldukça iyi bir noktaya ulaşmış olduklarını biliyoruz. aynı zamanda tanrıdaglarında yaşayan kırgızlarında.... ilgili kılıç tarihi 4 halife devrinden yakın olamıyacagı için bize 600 - 700 yılları arasında bir pencere kalıyor. gokturklerın 5-6 yy tarihlenen geçmişi de bunun pulat tipi bir celik olabilecegi düşünülebilir.

   Anadoluda ise 1700 lerin sonu 1800 lerin başına kadar pota çeliği uretimi olduguna dair kuvvetli inançlarım var ama osmanlı nın son donemine denk geldigi için saglam kanıtlar elde edebilecegimiz konusunda şupheliyim. 

Abdurrahman Doğan

  • Üye
  • *
  • İleti: 163
    • http://yataganelsanatlari.tr.gg
Ynt: "Sultanların Silahları" Hakkında
« Yanıtla #9 : 02 Ekim 2009, 00:36:51 »
sultanların silahlarını bizlede edindik aradığımz bilgilerin bazısına ulaştık yatağan palasının yumurta pikten döğüldüğü  ama katlı olarak enza üç kat üzerinden yapılığı eldeki yazılı  kayıtlar ve yöresel bilgilerle örtüşüyor pik dökümün nasıl olacağı dağdaki hangi cevheri pık için uygun olduğunu dilemiştim dinlemiş olduğum ihtiyar heyeti muhabettlerinde demir yapmak için odun taşıyanlar ve çalışanları duydumama şimdi yaşayan varmı bilemiyorumyatagan palasını kalitesi zannedersem dağdaki  veşimdi bilinmeyen cevherdi

 

Her Hakkı Saklıdır © 2007-2018 cebehane.com
SMF 2.0.15 | SMF © 2017, Simple Machines
RSS WAP2