DIMIŞKI YAPMAK  (49002 defa okundu)

Gökhan Bakla

  • Üye
  • *
  • İleti: 459
Ynt: DIMIŞKI YAPMAK
« Yanıtla #60 : 22 Mart 2009, 09:15:45 »
sancar bey,

Benim buradaki asıl amacımın nispeten iki farklı karbon seviyesine sahip çeliği katlama yöntemi ile kaynatmasını öğrenmek. benim için desen işi ikinci planda. Çünkü kaynak işini öğrenmeden desen oluşuma yoğunlaşmak yanlış olur kanısındayım. Zaten şöyle bir durum var makas çeliği ve planya çeliği tek başına bıçak yapılacak kadar karbona sahipler. Planya çeliğinin içeriği ve karbon miktarı ile makas çeliğinin karbon miktarı arasındaki o farktan dolayı desenler oluşuyor.

Telden kılıç olayını ise tahminen 12 yaşındayken duymuştum, ve ilk işim balya tellerini kaynatmaya çalışmak olmuştu. eskilerin dilinde böyle bir söylenti olduğu doğrudur. ama gerçeklik payı nedir tam bilemiyorum tabii, ama şu an çelik kablodan bıçak yapılabiliyorsa o devirde de buna benzer bir teknikle kılıç yapıldığını varsaymak yanlış olmaz.

Kılıç ve bıçak yapımına gelince, keşke zaman ve imkanlar konusunda daha rahat olabilsek. Tabi bu işin birde maddi boyutu var. İnşallah yaza bu işle ilgilenmeyi düşünüyorum , bir aksilik çıkmazsa güzel bir çalışma yapmayı çok isterim.
 
aşağıda ki resimde bir çelik halat denememin örneği var. tabi bu ilk ve son denemem oldu çünkü istediğim kalınlıkta bir çelik halatı bulmak nasip olmadı, bende çok arayamadım açıkçası.
« Son Düzenleme: 22 Mart 2009, 10:16:54 Gönderen: Gökhan Bakla »
Yeniliğin en iyisi, çoğu zaman unuttuğumuz geçmişimizdedir.

http://gokhanbakla.blogspot.com/

Gökhan Bakla

  • Üye
  • *
  • İleti: 459
Ynt: DIMIŞKI YAPMAK
« Yanıtla #61 : 22 Mart 2009, 14:59:13 »
sancar bey

ayrıca sadece planya çeliğinden yapılan bıçakların darbeler karşısında kırılma ihtimali daha yüksel oluyor. benim bir kaç kez başıma geldi su verdikten sonra meggenede sıkarken veya bıçağı sert bir ağaçta zorlarken yüzün elimde kaldığı olmuştur. güzel yüz tutar, keskin olur ama hiç esnek değildir.

böyle bir çeliği makas çeliği gibi esnek bir çelikle birleştirerek kırılma olasılığınıda azaltmış, hem sert hemde esnek bir malzeme elde etmiş oluyoruz.
Yeniliğin en iyisi, çoğu zaman unuttuğumuz geçmişimizdedir.

http://gokhanbakla.blogspot.com/

Durukan Türe

  • Üye
  • *
  • İleti: 155
Ynt: DIMIŞKI YAPMAK
« Yanıtla #62 : 22 Mart 2009, 23:43:24 »
 kişisel olarak benim denemelerimin temel motıvasyonu tek başına bu denli kaliteli çeligi bulamamıs olmamdı.  sonrasında bu işin derinindki sanatı fark ettim ve batılıların (avrupa ve amerika) çelikteki bazı motiflere turk burgusu vs derken bundan bizlerin bihaber olmasına tepki  duydum. bizim olanın koruyuculugunu yapmışlardı.

        şam  çeliği yapma hayali beni oylesine kaptıki neden oldugunu bile sorgulamadım. ancak geçmişte efsaneleşen bir çelik vardı. uzun yıllar kaybolduktan sonra 1980 lerde yeniden fark edilmişti. ve bize aitti.

       

Durukan Türe

  • Üye
  • *
  • İleti: 155
Ynt: DIMIŞKI YAPMAK
« Yanıtla #63 : 22 Mart 2009, 23:51:50 »


kablodan damascus pek çok yerde bende gördum ama eskiden bunun oldugunu zannetmiyorum.  anglosakson tarihinde bu teknik kullanılmış ama onlarda ince uzun celik demetler birleştirilmiş. telden oldukça alın ana gövdeden ınce parçalar.

bu arada gokhan bey fotodaki telin özelligi nedir. ben içi kendirsiz olanını bulamıyorum. daha kalınını istersen uz teli bir birbirine burarak yapılabilecegine eminim.


Sefa Çabuk

  • Üye
  • *
  • İleti: 182
Ynt: DIMIŞKI YAPMAK
« Yanıtla #64 : 23 Mart 2009, 00:30:00 »
Geçmişte yapılan işlemlerin daha çok savaş yeteneğini yükseltmek amacıyla yapıldığını sanıyorum, çelikte yapılan laminasyon ya da diğer bir deyişle katlama ( ocak kaynağı ) olsa olsa esnek bir çelik elde etmek amacıyla yapılmış olabilir. Şimdilerde çelik halattan kesici alet yapanlar var ama o dönemde çelik halatı yapmak zaten başlı başına bir devrim olurdu bu nedenle şimdiki bildiğimiz halatlardan olduğunu sanmıyorum ne olduğu konusunda da bir fikrim yok açıkçası :-\. Günümüzde kaliteli çelik bulmak çok kolay istediğiniz karbon miktarına sahip, istediğiniz alaşımda çeliğe ulaşabilirsiniz bu nedenle kişisel olarak benim daha kaliteli çelik üretmek gibi bir yaklaşımım yok, daha açık bir deyişle bu yöntemleri günümüzde kullanarak belki sadece bir nostaljiyi gerçekleştirebiliriz ( hatta yapabiliyor olmamız da gerekiyor belki) ama günümüzde kullanılan çeliklerden daha kaliteli bir çeliğe ulaşabileceğimizi düşünmüyorum, bu sözlerden denenmesine gerek yok anlamı çıkarmayın lütfen. Ülke olarak biz de dünyada üretilen kalite çeliklerden büyük bir kısmını üretebiliyoruz.
Benim uğraşılarımın temelinde Damascus çeliğindeki estetik yatıyor, ve işin yapılması sırasında demirle helvet olmanın yarattığı inanılmaz duygu :) Kılıç elbette yapılabilir ama belki bir- iki tane, bıçak yapmaktan çok daha zor değil bu forum bunu yapacaktır zaten baksanıza iş oraya doğru son hızla gidiyor :). selamlar
« Son Düzenleme: 23 Mart 2009, 02:50:47 Gönderen: Sefa Çabuk »

Gökhan Bakla

  • Üye
  • *
  • İleti: 459
Ynt: DIMIŞKI YAPMAK
« Yanıtla #65 : 23 Mart 2009, 08:44:21 »
inşallah sefa bey,
aslında bizlerin yaptıkları kadar bu işi yapmak isteyenlerede yol gösterebiliyorsak ne mutlu bizlere.

durukan bey, çelik halatı kaynak yapmak daha kolay, teller ince olduğu için hemen ısınıyor. benim burda kullandığım halat öyle çok özel bir halat değildi, dediğiniz gibi içinde ip ve benzeri elemanlar olmayan ince bir çeki halatıydı. açıkçası pekte hoşuma gitmedi. öyle çok güzel bir çelik çıkmadı ortaya, desende iyi değildi.

yalnız sizin de dediğiniz gibi tel burmak benimde aklıma geldi, şu çelik yay yapımında kullanılan teller çok makul göründü gözüme ama henüz fırsatım olmadı. açıkçası o işe gelene kadar aklımda yapmayı düşündüğüm bi yığın iş var  ;)
Yeniliğin en iyisi, çoğu zaman unuttuğumuz geçmişimizdedir.

http://gokhanbakla.blogspot.com/

Sefa Çabuk

  • Üye
  • *
  • İleti: 182
Ynt: DIMIŞKI YAPMAK
« Yanıtla #66 : 23 Mart 2009, 23:44:46 »
foruma daha önce resimlerini koyduğum ama kabzasını ve son işçiliğini bitiremediğim damascus bıçak nihayet bugün bitti. sap kısmında kullandığım ağaç sapelli, yüzeyde son yaptığım iş, sırasıyla 400-600-800-1000-1200-1500 numara su zımparası, zımparalama işlemi ardından keçe ve polisaj parlatma, son olarak ferrik klorür içinde 3 saat bekletme. Sap kısmında parlatma amacıyla sırasıyla 150-220-320-400-600 zımpara son olarak gomalak cila. Bir tane örnek resim aşağıya ekliyorum, orijinal boyuttaki resimleri de merak eden arkadaşlar  aşağıdaki verdiğim linklere bakabilirler. Selamlar
Sefa
(link aşağıda)
http://yfrog.com/57s7302609j
http://yfrog.com/5ls7302628j
http://yfrog.com/57s7302630j
http://yfrog.com/0ps7302631j
http://yfrog.com/20s7302633j
http://yfrog.com/5rs7302635j
« Son Düzenleme: 24 Mart 2009, 00:08:06 Gönderen: Sefa Çabuk »

Kayahan Horoz

  • Moderatör
  • Üye
  • *****
  • İleti: 228
Ynt: DIMIŞKI YAPMAK
« Yanıtla #67 : 24 Mart 2009, 11:44:24 »
Sefa Bey, yürekten kutlarım, gerçekten çok güzel bir çalışma olmuş.  Daha ileri seviyedeki formlardan örnekler bekliyoruz artık sizden..    ;)

Henüz kesinleşmediği için buraya yazamıyorum, ama önümüzdeki günlerde konumuzla ilgili çok güzel gelişmeler olacak gibi.  Bunda bu forumun ortaya çıkardığı sinerjinin de büyük payı olduğunu düşünüyorum.  Hem bizzat ateşin başında çalışan arkadaşların görüş alışverişleri, hem de diğer arkadaşların yapılan bu çalışmalara yönelik takdir ve teşvikleri çok önemli; bu forum en azından bu anlamda iyi bir başlangıç yaptı bence.

Şahsen Durukan Bey'in "çalıştay" önerisini de çok önemsiyorum.  Bence de, mutlaka belirli aralıklarla bir araya geleceğimiz organizasyonlar yapmalıyız.  Bu amaçla, Cebehane'mize bir işlik kazandırmak için uğraş veriyorum.  Umarım bu konuda da size yakın zamanda bir müjde verebilirim.

Sürprizi bozacağım, ama tam da bu konuyla ilgili olduğu için paylaşmak istedim; pota çeliği konusundaki çalışmalarıyla bu alanda söz sahibi olan büyük usta Richard Furrer bizim için çok güzel bir makale hazırlıyor.  Son görüşmemizde, çabamızı takdir ile bize elinden geldiğince yardım edeceğini belirtti.  Dahası, şayet ilgi olursa, Türkiye'ye gelip ders verebileceğini de ekledi ki, bence bu bile bir işliğimiz olmasını zorunlu hale getiriyor.

Sanırım artık daha bir organize olmamızın zamanı geliyor (bu konuda Kemankeş dostlarımız önümüzde çok güzel bir örnek olarak duruyorlar) ama bu, ayrı bir mesajın konusu; fikri, önerisi olanlar lütfen bana yazsınlar.

Yoğruk örüntü konusuyla ilgili küçük bir not; çelik kablo ile çalışan ustalar, desenlerin daha belirgin olması için öncelikle kalın telli kablo kullanılmasını öneriyorlar.  Ayrıca, kablonun çözülerek, içerisindeki bazı tellerin nikel tellerle değiştirilip yeniden sarılması ve sonra dövülmesi de görsel etkiyi artırmak için sıkça kullanılan bir yöntem.


Gökhan Bakla

  • Üye
  • *
  • İleti: 459
Ynt: DIMIŞKI YAPMAK
« Yanıtla #68 : 24 Mart 2009, 19:10:00 »
Sefa bey elinize sağlık, bıçağın sapını da yaparak işe son noktayı koymuş oldunuz.  ;)

Kayahan bey tebrik ederim, bu çok güzel bir haber. Makaleyi heyecanla bekliyorum.

İnşallah Ric Furrer’da Türkiye ye gelir. Bu hem bizim için hem de bu işle ilgilenen herkesi yakından ilgilendiren bir haber. 
Yeniliğin en iyisi, çoğu zaman unuttuğumuz geçmişimizdedir.

http://gokhanbakla.blogspot.com/

Durukan Türe

  • Üye
  • *
  • İleti: 155
Ynt: DIMIŞKI YAPMAK
« Yanıtla #69 : 25 Mart 2009, 01:48:35 »

birilerinin istanbuldan,birilerinin antalyadan ve şanlıurfadan hemen hemen yakın zamanlarda bu işe başlamaları veya ilerlemeleri garip bir rastlantı sanırım. ama gerçek şu ki bizlerinde dar zamanlarda birlikten kuvvet dogar mantıı ile birleşmemiz e birbirimize destek olmamız lazım. bunun en iyi orneklerinden birine japonyada rastlanmıstır. ikinci dunya savası oncesi 5 tane olan kılıc okulları savas sırasında amerikan uygulamaları nedeni ile bilenlerin olmesl olmeyenlerinde tecri edilmesi uzaklaştırılması gibi sebeplerle 1950 lerde japonlar okulları birleştirme ve seffaflaştırma kararı almıslardır. bu esnada bir koseye cekilmiş eski ustalar bulunmus ve ınsanlar birbirleri ile beraber çalışmışlardır. sonuc olarak tarihin en ustun kılıçlarından bazıları son 50 yılın urunudur.

 forum arkadaşları olarak bizlerde birbirimize destek olmalıyız. malzeme bulunmasaından tutunda diğer konularda da...

çalıştay onerisine gelince

1 onceden yer belli olur.( ocak çekiç ors gibi temel ihtiyacların oldugu veya olusturulabilecegi bir yer olur. )
2 konu onceden belli olur. ( temel demircilik bıcakcılık olabiecegi gibi gündemimizi msgul eden celik yapımı, potada celik eritmek veya katalan ocagında demirden celik yapmak da olabilir.
3 kısa sure için hem tanışmş hemde beraber çalışmış oluruz. dahazı notlar tutulur bunlar el altında dosyalanır. gelecek alısmalar planlanır.

çok çok erken ama belki ilerde ABS gibi yani amerika bıcak yapımcııgı birligi gibi bir topluluk olusturulur.

türkiyede yeniden ozel yapım bıcakcılık başlar. kalıtesiz seri uretimler yerine kalıteli ozel uretimler de kendi yerini bulur.

bunun için ayrı bir forum sayfasının acılması mevcut sayfanın üretim ile sınırlı tutulmasını oneririm.

Not: bugun Bora bıcaklarına gidip daha onceden telefonda konustugum ustası ıle tanıstım. şam celiği olanlar ıle diger dövme bıcaklarımı gözden gecirdik ve bekledigimden daha yakın bir ılgi gördum. onunlada konustugumuz konu dovme bıcak yapımının bambaşka bir disiplin oldugu ve çok da bilinmedigi idi. bende merak ettim cevrenizde dövme teknikle bıcak yapan ınsanlar var mıdıır. yoksa bizler gercekten  oldukca az sayıda bir toplulukmuyuz. tüm forum uyelerinin göruslerını bekliyorum.

Gökhan Bakla

  • Üye
  • *
  • İleti: 459
Ynt: DIMIŞKI YAPMAK
« Yanıtla #70 : 25 Mart 2009, 08:45:15 »
Mesajın beni biraz şaşırttı durukan. çünkü bundan yaklaşık 4 yıl önce bıçak yapımı ile ilgili bilgi almak için bora bıçaklarının sahibi Mehmet Emin BORA ile irtibata geçmiştim, o da beni el yapımı bıçak konusunda daha bilgili olan Ali KOZANOĞLU’na yönlendirdi. Şu an her ikisi de http://www.arpacik.net/ adresinde yazılar yazıyorlar. Avcılıkla ilgilenenlere tavsiye ederim.

Bende damascus çeliği ali amcamın yardımları ile bundan 3 sene önce başardım, ve o zamandan beri bu konuda hem denemeler yapıyorum hem de bıçak yapımını araştırıyorum. kimse tek başına bir şey başaramaz bu yüzden bilginin paylaşımı noktasında elimden geleni yapmaya hazırım.  ;)

Durukan benim bildiğim dövme çelikle bıçak yapan birkaç usta var ama hiçbirini gidip görmedim, yalnız onlarında damascus olayından haberleri olduğunu hiç sanmıyorum,.ayrıca  aynı tip bıçağı aynı çelikle ve her seferinde aynı işlemler ile yaptıklarını düşünüyorum. Yani bir nevi ezbere yapıyormuş gibi yani. Bize verecekleri bilgiler çok önemli tabi ama, eski ustaların bilgisinden geri ne kaldı bilinmez.
 ???
« Son Düzenleme: 25 Mart 2009, 09:12:15 Gönderen: Gökhan Bakla »
Yeniliğin en iyisi, çoğu zaman unuttuğumuz geçmişimizdedir.

http://gokhanbakla.blogspot.com/

Aydin Yüksel

  • Üye
  • *
  • İleti: 26
Ynt: DIMIŞKI YAPMAK
« Yanıtla #71 : 25 Mart 2009, 18:37:48 »
Arkadaslar yazilarinizi büyük bir heyecan ile takip ediyorum. Nerdeyse ocak karsisinda imalata gecilecekmis gibi güzel bir hava var.

Benim, bu konuda bilgim olmamakla birlikte, hep, acaba biryerlerde bu isi bilen birileri varmi diye düsünmüsümdür. Belki Kahramanmaras carsisinda, belki Bursa´da, belki Anadolunun bir baska kösesinde birileri vardir belki. Bu nedenle sizlerin bu girisimini cok degerli bulmakla beraber, bu arastirmayi yani kim var kim yokun arastirilmasini önemli buluyorum. Belki cokca yol almis birileri vardir. Mesela, Denizlide siparisle yatagan imal eden ustalar oldugunu duymustum.

Ben bu sitenin, konuyla ilgilenenler tarafindan bilinmesi icin, birseyler yapilmasini öneriyorum. Su an googlede yatagan yada Türk kilici yazdigimizda Cebehane cok sonralari yer aliyor. ilk sirada cikmali. Bunun bazi yollari oldugunu bilenler var saniyorum. Belki iyi bir reklam yada basinda bir haberle, konunun bilmedigimiz isimleride burada yerini almis olur ve tam bir baslangica gecilebilir.

Dedigim gibi bunlar bilgim olmaksizin, aklimdan gecenler yani sadece sesli düsündüm. Belkide kimseler yok ve sadece bu topluluk, milim milim irdeliyerek bu isi kendileri gerceklestirecek, günü geldigindede bu baslangicin hakli gururunu yasayacaklar. Baksaniza Kayahan bey dünyanin önemli ustalariyla irtibatta ve bize güzel haberler iletiyor. Calismalarinizda yürekten basarilar diliyorum.

Saygilarimla
Aydin Yüksel

Gökhan Bakla

  • Üye
  • *
  • İleti: 459
Ynt: DIMIŞKI YAPMAK
« Yanıtla #72 : 25 Mart 2009, 20:13:27 »
Aydın bey, iki hafta önce köydeydim, ve ilk işim tamirhaneye gidip bir bıçak yapmak oldu.
yalnız fotoğraf makinasının pilleri bittiği için bu işin yapım aşamalarını sizlere sunamadım. İnşallah bir daha ki sefere.
Elimizden geldiği kadar bu işleri araştırmalı ve bu konularda denemeler yapmamız gerektiğini düşünüyorum. sizlerinde desteği ile istediğimiz noktaya yavaş yavaş geleceğimize eminim. :)

konumuzla alakalı olmasada ilginizi çekebileceğini düşündüğüm için fotoğraf ekliyorum

Gökhan BAKLA.
« Son Düzenleme: 25 Mart 2009, 21:04:12 Gönderen: Gökhan Bakla »
Yeniliğin en iyisi, çoğu zaman unuttuğumuz geçmişimizdedir.

http://gokhanbakla.blogspot.com/

Sancar Özer

  • Üye
  • *
  • İleti: 827
Ynt: DIMIŞKI YAPMAK
« Yanıtla #73 : 25 Mart 2009, 23:01:55 »
Öncelikle, Gökhan bey elinize sağlık gerçekten çok güzel bir bıçak yapmışsınız. formu özellkle çok zarif.

Dövme çelikle bıçak yapmak iki tarzda sürdürülüyor bildiğim kadarıyla. İlki, forumumzdaki ustalar gibi Türk bıçak ve kılıç yapıcılığı konusunda bilinçli, malzeme ve form olarak bilgili, matalürjiye ve türk kesici silahlarının tarihi gelişimine hakim vefakat hayatını bu işten kazanmayan ve zevk için sürdüren bıçak ustaları, diğeri ise Anadolu'nun çeşitli yerlerinde geleneksel olarak usta-çırak ilişkisi içinde bıçak üreten, lakin birçok bilgisi şifahi ve görgü zaviyesinde olan, form ve malzeme açısından eksikleri olan ustalar. Mesela K.Maraş'ta bir ucundan bir ucuna çekiç sesiyle inleyenkocaman bir bıçakçılar çarşısının varlığına ben şahit oldum. onlarca dükkanda körüklü kömür ocağında ihtiyar ustalar bin yıldır olduğu usullerle bıaklar üretiyorlardı. Lakin ne polatın veya dımışki'nın ne olduğundan haberleri vardı, ne de geleneksel kama, hançer, kılıç ve yatağan formlarını ve yapım tekniklerini biliyorlardı. Benzerine Bursa'da, Konya'ya bağlı Toros dağlarındaki Türkmen köylerinde şahit oldum. Sürmene'de, Çanakkale'de, Yatağan'da ve daha birçok yerde benzer şeraitin varlığını duyuyorum.

Zannımca Türk kesici silah yapıcılığının gelişmesi ve tekrar bütünleşerek tarihi devamlılıkla bağlantılanabilmesinin yolu bu iki ucun gelişerek ortada biraraya gelmesidir. Yani şifahi olarak gelişen ama zaman içinde bilgi ve teknik olarak eksilen pratik gelenekle, bilinçli, teknik ve teorik ilme sahip, tarihi ve kültürel gelişime hakim sizler gibi akademik zaviyeden bakan meraklıların biraraya gelmesi, iki tarafın birbiri ile bilgi paylaşması lazımdır. Böylece yapbozun parçaları biraraya gelebilir. Eminim şifahi gelenek içinde yaşlı ustların babalarından dedelerinden duyduğu ne sırlar da çıkacaktır ortaya. Bu adeta bir arkeolojik kazı çalışması gibi düşünülmeli. diğer yanda tarihi kaynaklarımızın birçoğu çevrilmemiş veçevrilenlerin de birçoğu  silah sanatı zaviyesinden araştırılmamış durumda.
Böyle bir çalışmanın sistemli ve akademik olarak nasıl yapılabileceği çok önemli bir konu. Japonya'dan örnek verilmiş. Ben de konu dışı bir örnek verirsem: Geleneksel Türk Resim Sanatı 20.yüzyıl ortalarına gelindiğinde tamamen ortadan kalkmış gibiydi. Lakin bir tek kişinin,Prof.Süheyl Ünver'in tek başına yaptığı çalışmalar ve kurduğu atölye sayesinde adetayeniden doğduve burdan yetişen öğrenciler Akademi'nin Geleneksel El Sanatları bölümünün kurucuları oldular. Günümüzde ise Türk Tasvir ve Tezhip sanatı neredeyse Osmanlı döneminde olduğu kadar canlı. Buna örneğe nazaran Türk bıçakçılığı her ne kadar bir çok darbe aldıysa da 20.yüzyıl başındaki minyatür sanatına göre çok daha canlı durumda sayılır. Bugün hala yaşayan ve devlet sanatçısı ünvanına sahip Abdülkadir Sür, Yılmaz Emen gibi kılıç ustaları dahi mevcut. Anadolu'da her nek adar eksik olsa da yaşayan bir gelenek var;Türk dünyasında bunun çok daha güçlü olarak var olduğunu da duyuyoruz.  Sadece sistemli bir bilgi birikimi ve bunun bilinçli bir değerlendirilmesine ihtiyaç duyulmakta. Forumumuz bunun ilk adımıdır. Burada başlayan ilk kıvılcımın zamanla bir yangın halini alacağına ben şüphe duymuyorum.
"Hoşça bak zatına ki zübde-i alemsin sen
 Merdüm-i dide-i ekvan olan ademsin sen "

Şeyh Galip

Durukan Türe

  • Üye
  • *
  • İleti: 155
Ynt: DIMIŞKI YAPMAK
« Yanıtla #74 : 27 Mart 2009, 12:24:46 »
"Mesajın beni biraz şaşırttı durukan. çünkü bundan yaklaşık 4 yıl önce bıçak yapımı ile ilgili bilgi almak için bora bıçaklarının sahibi Mehmet Emin BORA ile irtibata geçmiştim, o da beni el yapımı bıçak konusunda daha bilgili olan Ali KOZANOĞLU’na yönlendirdi. Şu an her ikisi de http://www.arpacik.net/ adresinde yazılar yazıyorlar. Avcılıkla ilgilenenlere tavsiye ederim."

oncelikle son yaptıgın bıcak için ellerine bilegine saglık. gayet guzel olmus. ıntegral yapısı çok şık. gerçi ben genelde rıcasso hattı olan bıcakları begeniyorum ama namludan sapa geçiş bıcagında gayet net ve guzel durmus. su verme işlemini yaptın mı? oldu mu? sence sertligi ne kadardır. celik olarak ne kullandın. bunlar benim merak ettigim konular. sap iin hangi agacı kullandın, renk ve dokusuu bana ceviz gibi geldi ama emin olamadım. sonrasında vernik veya cila kullandıysan bunlarıda yaz.. ayrıca full tang yani uzun sap sırtında yaptıgın ege celışmalarıda cok güzel olmus. sır bununla ilgilenen insanlarda var .

sonucta eline saglık. ben begendim.

su BORA bıcakcılıgı konusna deginecek olursak ben direkt usta ile konustum. firma sahipleri ile degil. ustas çok yetenekli ve mutevazı bir adam. elindeki imkanlar daha iyi olsa dunya ile yarısır ama seri imalat bir anlamda işciligin de sonu oluyor ve ben bora bıcaklarından çok daha kaliteli işçilik bekliyorum dogrusu. kısmet olursaa yarın veraber çalışacagız usta ıle. bakalım neler olacak. çalışmaya devam gokhan. beraber :)
 

 

Her Hakkı Saklıdır © 2007-2019 cebehane.com
SMF 2.0.15 | SMF © 2017, Simple Machines
RSS WAP2