yeni başlayacak olanlara tavsiyeler  (97812 defa okundu)

Tolga Arıkan

  • Üye
  • *
  • İleti: 29
yeni başlayacak olanlara tavsiyeler
« : 09 Eylül 2009, 23:50:52 »
Forumda sergilenen eserler insanın içini çalışma ve üretme iştahıyla dolduruyor. Fakat bilgi ve deneyim olarak o kadar eksiğim var ki nereden başlayacağımı bilemiyorum. Siz değerli üstatlar ben ve benim durumumda olan arkadaşlara bir takım tavsiyelerde bulunabilirlerse önümüze çıkacak sorunlarla daha kolay başedebiliriz diye düşünüyorum. Cebehane ile tanışana kadar çeliği şekillendirmenin tarafımdan yapılabileceğinin ütopik bir fikir olduğunu düşünüyordum. Fakat şimdi bunu yapabilme ihtimalim olduğunu görüyorum. Üstatların deneyimlerini okudukça oldukça zorlu bir uğraşa girmek üzere olduğum anlaşılıyor. Fakat elde edilecek ödül düşünüldüğünde bu bütün çabalara değer.
Bir bıçak yapmak için nerden başlamalıyım? Önceliğim çelik seçimi mi olamalı yoksa ocak sorunumu nasıl halledeceğim konusunu mu düşünmeliyim? Bir ocak nasıl yapılabilir hele kendime ait bir yerim de yoksa? Gerekli olacağını düşündüğüm takımları (mengene, eğeler, jet taş, taş motoru vb.) hazırlamaya çalışıyorum ama bunlar şimdilik yeterli midir? Ve en önemlisi benim sormam gereken sorular bunlar mıdır? Nitelikli bir soru sorabilmek bile insanın bilgiye sahip olmasıyla mümkün. Sorularımı hoş görün lütfen.
Sizlerin rehberliğinde yol almak benim için çok keyifli olacaktır.
« Son Düzenleme: 10 Eylül 2009, 00:03:23 Gönderen: Tolga Arıkan »

Sancar Özer

  • Üye
  • *
  • İleti: 827
Ynt: yeni başlayacak olanlara tavsiyeler
« Yanıtla #1 : 10 Eylül 2009, 01:23:34 »
Çok yerinde bir soru. Forum içindeki usta sanatkar demirciler amatör yahut heveskarlar için bir yol haritası çizebilir, temel ihtiyaç duyacağımız malzemeler, aletler, alınacak önlemler, ne yapmalı-ne yapmamalı  gibi konularda bizleri aydınlatabilir ve deneyimlerini paylaşabilirse bu başlık çok faydalı bir belgeye dönüşebilir.
« Son Düzenleme: 10 Eylül 2009, 06:06:40 Gönderen: Sancar Özer »
"Hoşça bak zatına ki zübde-i alemsin sen
 Merdüm-i dide-i ekvan olan ademsin sen "

Şeyh Galip

Emre Kipmen

  • Moderatör
  • Üye
  • *****
  • İleti: 456
    • Bıçak Albümüm:
Ynt: yeni başlayacak olanlara tavsiyeler
« Yanıtla #2 : 10 Eylül 2009, 04:03:59 »
Merhabalar,
Bu konuda birkaç şey söyleyebileceğim düşünerek umarım kibirlilik yapmıyorumdur. Ancak 3-4 yıl önce sizin durumunuzda olduğumdan bu arada katettiğim yolda edindiğim bilgileri sunabilme imkanı verdiğiniz için teşekkürler....

Öncelikle, bıçağın kalbi çeliktir. Çeliğin türü de nasıl şekillendireceğinizi belirler. Çelikler üzerine bir kaç örnek vereyim:
Yay çeliği, makas çeliği, testere - eğe çeliği, rulman çeliği vs türü hurda malzeme: Bu tür çeliklerin tümü bıçaklar için gereken yüzde .50 .60 civarındaki alt limit olan karbon miktarlarının üstünde olduğu varsayılan çeliklerdir ve ülkemizde (maalesef) en çok kullanılan çeliklerdir bu iş için. Aslında modern çelikler, indiksiyon sertleştirme, nitrasyon ve maliyet düşürmek için düşük kalite kullanımı yüzünden bu tip objeler varsayılandan çok daha düşük karbon yüzdelerinde olabiliyorlar. Günlerce üstünde çalıştığınız bir bıçağın sonuçta sertleşmediğini görmek çok sinir bozucu olabiliyor, bunun için bu tip çeliklerle uğraşmak sanıldığı gibi ilk başlayanlara değil çok usta zanaatkarlara uygun malzemeler. Malzemenin ne kadar sertleştirilebilir olduğunu bulmak, stres gidermek vs. yeni başlayanlar için fazla teferruattır bana göre...

1095, W2 / 1, 52100, 1080, 1070, 5160: Sığ sertleşen, basit alaşımlı karbon çelikleri kesinlikle çok güzel çeliklerdir. Bir bıçakta istenen sertlik dışında, doğru teknikler uygulandığında çok ta yüksek darbe dayanımına ulaşabilirler. Önemli olan bunların ülkemizde işlenebilir ölçülerde zor bulunmasıdır. Ancak bulabilirseniz kesinlikle bunlardan biri ile başlayabilirsiniz. Gerçi 1095 özellikle doğru bir şekilde sertleştirilmesi en zor çeliklerden biridir. Perlit/Martenzit dönüşüm açısı o kadar diktir ki, soğutmanın çok hızlı soğutma değerli özel bir ısıl işlem yağı ile yapılması gerekir. Yine de bu çeliklerin neden yeni başlayan arkadaşlarımız için en güzeli olduğunu belirtmeliyim. Bu çeliklerin östenizasyonu basit yapıları yüzünden kritik sıcaklıkta uzun süre bekletilmeleri gerekmez. En fazla bir kaç dakika östenizasyon ısısında tutulması çelik alaşım malzemesinin çözülmesi için yeterlidir. Bu da demektir ki, ısı kontrollü ısıl işlem fırını gerekli değildir. Ayrıca bu çeliklerin hepsinin aşınma direnci yumuşak yapıda çok düşüktür, bu yüzden sertleştirilmemiş çelik çok kolay bir şekil alır. Ayrıca yüksek ısıda sertliğini koruma özelliği (sıcak sertlik) olmadığından dövmeye uygundur. 60 HRC dolaylarında menevişlenmiş bıçağın ağız darbe dayanımı da yüksek alaşımlı çeliklere göre daha yüksek olduğundan, örneğin D2 veya O1 gibi daha yüksek alaşımlı çeliklere göre daha dar ağızı kabul ederler, bu da demektir ki daha yüksek keskinliğe sahip bıçaklar mümkündür...

O1: Kendi başına çok başarılı bir çeliktir. Amerikada en çok kullanılan bıçak çeliği, popülerlik anlamında budur. Hem bazı yönlerden yukarda anlattığım karbon çelikleri ile hemen hemen aynı özellikleri taşımasının yanında, daha yavaş yağlar ile de sertleştirilebilir. Bu çelikteki en büyük sorun (yeni başlayanlar için) östenizasyon için biraz daha fazla zamana ihtiyacı vardır, 15 - 20 dakika kadar sabit ısı gerektiren ısıl işlem maalesef ısıl işlem için geliştirilmiş bir fırına ihtiyaç duyar....

D2, A2: Paslanmaz olmamalarına karşın çok yüksek alaşımları, içerdiği vanadyum miktarı bunları ısıl işlem bakımından tam bir baş belası durumuna getirir. Bıçak çeliği açısından D2 çok yüksek aşınma direnci ile küçük ve orta boyutlarda, A2 ise yüksek darbe dayanımı ile daha uzun bıçak ve kılıçlara çok daha uygundur. İkisi de havada sertleşen çelikler olmasından dolayı en kolay sertleştirme şekline sahip olsalar da, aynı ısıda (1000 - 1050 C) 35-45 dakika gibi uzun zamanda östenize edilmeleri gerektiğinden Yukarda bahsettiğim diğer çeliklerden çok daha modern ısıl işlem ekipmanına ihtiyaç duyarlar. Ayrıca sertleşme (martenzitik dönüşüm) son noktası -70 C'nin altındadır, bu yüzden özellikle darbe dayanımını tam olarak ortaya çıkartılması isteniyorsa sıfır altı işlem (kalıntı östenitin azaltılması) gerektirir. Bu da işi daha bir zorlaştırır, çünkü Türkiye'de kiryojenik ekipmanı bulmak zor ve pahalıdır.

440 serisi: Ülkemizde bıçakçılıkta en fazla kullanılan paslanmaz çelik türüdür. Ancak 440 serisi aslında 3 tiptan oluşur: 440 a - b ve c. Genelde bıçaklarda görebileceğiniz 440 etiketi 440 a veya şanslıysanızz 440 b'yi aslında niteler. 440a kesinlikle bıçak çeliği olarak çok kalitesiz bir çeliktir. Ne yeterli aşınma direnci, ne yeterli sertleştirilebilme ne de darbe dayanımı vardır. 440b ise 1980-90'lardan beri gelen oldukça popüler bir üründür. Aslında paslanmaz çelik piyasasında oldukça eski bir nesil olmasına rağmen kabul edilebilir değerlere sahiptir, özellikle orta boyutlu ve biraz yiksek ağız açılarına sahip tipte bıçaklara uygundur, daha ince ve narin ağızlan için biraz yumuşak ve kırılgan özelliklere sahiptir. 440c ise dünyaca ünlü birçok ustanın tercihi olan bir çeliktir. Bu çelik hem yüksek karbon, hem yüksek krom oranlarıyla hem paslanma ve asite karşı dayanıklı hem de yüksek aşınma direncine sahip bir türdür. Ayrıca homojen yapısı ve ince kristal yapısı ile yüksek parlatma kapasitesine sahiptir. Bu tür çeliklerin hepsi hem ısıl işlem ekipmanı hem de yüksek performans isteniyorsa kiryojenik ekipman gerektirir....

Toz metalurjik çelikler , CPM154, RWL34, ATS34, AEBL vs... Bu tür çelikler bıçakçılıkta en yüksek teknolojiyi simgeler. Hem diğer paslanmazlara göre daha yüksek bir darbe dayanımı hem de mükemmel homojen yapısıyla işleme kolaylığı ile öne çıkarlar. Bu çelikler alaşım malzemesinin sinterlenmesiyle yapılır ve oldukça prestijli sektörlerde güvenle kullanılır. Mesela havacılık ve uzay araçları yapımında bu tip toz metalurjik çelikler son zamanlarda odukça rağbette. Bu tip çeliklerin en önemli dezavantajı fiyatlarıdır. Normal bir paslanmaz çeliğin 2-3 katı pahalıdır. Karbon çeliğine göre ise 10larca kat pahalıdır. Ben en çok RWL34 ile çalışmayı severim, zımpara bandında nerdeyse bakır ya da alminyum kadar kolay şekillendiriliyor, sertleştirildiğinde ise inanılmaz keskinliklere ulaşabiliyor.

Daha da ilerişi: Titanyum, S30V, S90V, seramik, obsidyen...  Bu tip malzemelerden bıçak yapmak mümkün, ancak kesinlikle büyük ustalık ve bilgi gerektiren, modern ekipman veya muhteşem bir sabır gerektiren çok zor işlenebilen malzemeler. Hemen hemen konumuz dışı...


Benim kişisel tavsiyem öncelikle üretim yönteminizi kararlaştırmanız gerektiği. Eğer çelik döveceğim diyorsanız başlangıç olarak basit karbon çeliklerine yönelin derim. Özellikle 1070 - 1084 gibi çelikler bu işe başlamak için en mükemmel seçimlerdir. Her ikisi de kolay dövülür, manyetik noktanın (curie noktası, yaklaşık feritik dönüşüm noktası olan 727 C) bir miktar üzerinde östenitlenir, fazla aynı ısıda tutma istemez (yaklaşık 1 - 2 dakika yeterllidir), 60 - 70 derecede ısıtılmış kanola ya da ayçiçek yağı gibi ortamlarda oldukça iyi sertleşir, kolay şekillendirilir, kolay parlatılır....

Eğer talaşlı üretim yapacaksanız en iyisi tabii ki tavsiyem toz metalurjik çeliklerdir. Öncelikle kolay ve hızlı şekillendirilir, mükemmel bir bıçak malzemesidir. Ancak ısıl işlemi yeni başlayalar için sorunludur, bunun için yaptığınız bıçağı yakındaki bir ısıl işlem yapan atölyeye göndermeniz gerekir. Bunun dışında tabii ki kendiniz ısıl işlem yapacaksanız bence talaşlı olsun, dövme olsun öncelikle bilinen, ısıl işlem spesifikasyonlarını kesin olarak bulabileceğiniz bir çelik olsun derim ve uzun östenitlenme ısısında tutulmayı gerektirmeyen, perlit dönüşümü çok ani olmayan  1060 1084 arasındaki çelikleri deneyiniz. Ayrıca bulması baya zor ama bulabilirseniz 5160 da güzel bir başlangıç çeliğidir....
 
« Son Düzenleme: 10 Eylül 2009, 04:14:34 Gönderen: Emre Kipmen »

Emre Kipmen

  • Moderatör
  • Üye
  • *****
  • İleti: 456
    • Bıçak Albümüm:
Ynt: yeni başlayacak olanlara tavsiyeler
« Yanıtla #3 : 10 Eylül 2009, 04:34:12 »
Çeliği aldınız diyelim. Ne kadar tutar? Düz karbon çeliği, mesela 1 metre uzunlukta, 30 X 7 mm'lik bir bar 20 - 40 YTL arasında alınabilir. Tam olarak bilmiyorum şimdiki fiyatlarını ama ben 1 metre RWL34'ü isveçten 150 - 170 YTL'ye getirttiğime göre karbon çeliği aynı boyutta yaklaşık 15-20 YTL olmalı herhalde...

Bundan sonra nasıl bıçak şeklini vereceğim diye düşüneceksiniz. Bu işin bir çok şekli olsa da temelde iki yöntem öne çıkıyor. Dövme, talaşlı üretim:

Dövmek için tabii ki çekiç, örs ve ateşe ihtiyacımız var. Ancak bu kadar ciddi girişmeye gerek yok. Bir tren rayı parçası, ağır bir demir parçası örs olarak kullanılabilir. Ben de ilk olarak hurdalıktan bulduğum ağır bir demir parçası kullanmıştım, uzum zaman işimi gördü, bir sürü iş çıkarttı. Toplam masraf 4-5YTL...

 Ocak işi de oldukça kolay.

Bu tür bir ocak yapmak veya bir demirciye yaptırmak çok da maliyetli bir iş değil. En önemli şey, ve çok kişinin yaptığı hata resimde de gördüğünüz (ash yazılı) külün dökülme yolunun açık olması. Bu unutulursa ocak genelde çok iş görmez. Ben bu hatayı yaptım biliyorum :)..  Körük lazım tabii. Bu iş için ise bizim emektar saç kurutma makinesi mükemmel, tabii saç kurutma makinasının rezistanslarına ihtiyacımız yok, 2 saat hava üflemesini bekleyemezsiniz bir saç kurutmasından eğer ısıtıyorsa....
İşte bir güzel örnek:

Emre Kipmen

  • Moderatör
  • Üye
  • *****
  • İleti: 456
    • Bıçak Albümüm:
Ynt: yeni başlayacak olanlara tavsiyeler
« Yanıtla #4 : 10 Eylül 2009, 05:21:24 »
Şimdiye kadar, demirciye de ocağı yaptırttık diyelim, saç kurutma makinamız da yoktu onu almak zorunda kaldık. Bu durumda elimizde şimdi çeliğimiz, örsümüz, ocağımız ve körüğümüz var, ve hepsi yaklaşık 100 YTL'nin aldına mal oldu. Ben hep derim, çok ucuz başlanan ama ilerledikçe müthiş bir şekilde kesenizi boşaltan bir hobi bu...

Şimdi geldik çekice: Bu işin en önemli kısmı çekicin sapında, elinize oturmalı ama sapı çok usun olmamalı. Bu arada bir tarafı yuvarlak düz, bir tarafı küresel tipik demirci çekici en güzelidir. Ben İzmir'de bir hırdavatçıda bulmuştum en favori çekicimi. Emin olun zamanla sahip olduğunuz çekiç sayısı sizi ciddi biçimde şaşırtacaktır :) Çekice'de 20 YTL verelim...

En önemli malzemelerden biri de eğedir. Büyük ve düz, ele oturan rahat tutuşlu bir eğe alınız. Bu eğeyi çok çeşitli işlerde kullanacağız. Ancak eğeyi kullanabilmemiz için bir de mengeneye ihtiyacımız var. Maalesef bu malzemelerimizin içindeki en pahalı olanı. 70 - 80 YTL'ye orta boyutlu bir masa üstü mengene alabiliriz. Daha ucuz bulabilirsiniz ama bulduğunuz ya iki gün sonra elinizde kalacak bir çin malı veya kullanışsız derecede küçük bir mengene olacaktır. Eğer bu işte ciddi iseniz mengeneye 150 - 250 YTL'yi vermekten çekinmeyin derim. Hayat boyu işinizi görecek bir alet aldığınızı göz önünde bulundurun... Mesela gittigidiyor.com sitesinde bir tane 80 YTL'ye buldum, bu tip bir ikinci el mengene oldukca uzun süre işinizi görür:

Etti 180 YTL... Ancak bu kaba fiyat. Tabii ki deri eldiven, mangal kömürü, kova, tel fırça, kalın önlük, örs için parçayı bel hizası civarına yerleştireceğimiz bir kütük lazım.

Bu saydıklarımı toparladığınızda kesinlikle artık dövme ile şekillendirmeye hazır sayılırsınız.
Unuttum bir de pense gerekiyor. Uzun saplı (40 CM'den uzun ) ve güçlü birşey istiyoruz, çünkü 1000 derecelik bir çelik parçasını işin ortasında ayağınıza düşürmek ya da çekiçle döverken 5 metre öteye fırlayıvermesini istemezsiniz, gerçekten tatsız şeyler olabilir. Ben düzgün bir demirçi maşası (pensesi) bulamadım ve kendim yaptım. Bu alet şöyle birşeye benziyor:
Ancak şu da mümkün:
iyi kalitede bir pense bulunuz. Plastik tutamakları soyunuz. Uzunca iki demir parçası kaynaklayınız. İlk başlangıçta, kendi maşanızı yapana kadar sizi idare edecektir.

Bu arada kaynak yapma imkanınız varsa çalışma parçanızı geçici olarak bir demir çubuğa kaynaklayabilirsiniz. Bu aslında en güvenli yöntem çünkü demirci maşasını kullanmak bile belli bir deneyim gerektirir ve ilk çekiç vuruşlar oldukça dengesiz olduğundan parçayı fırlatabilirsiniz....

Bugünlük bu kadar. Yarın kesme yöntemleri ve talaşlı şekil verme üzerine yazacağım...
Sağlıcakla kalınız...
« Son Düzenleme: 10 Eylül 2009, 05:23:41 Gönderen: Emre Kipmen »

Emre Kipmen

  • Moderatör
  • Üye
  • *****
  • İleti: 456
    • Bıçak Albümüm:
Ynt: yeni başlayacak olanlara tavsiyeler
« Yanıtla #5 : 10 Eylül 2009, 13:12:58 »
Günaydın,
Büyük bir şevkle yazıma devam etmek için uyku pek tutturamadım.

Çeliğimizi aldık, döverek şekil vereceğimiz bir düzeneğimiz ve bunu yapabilmek için kömür ocağımız elimizde. Ancak sonuçta bıçağımıza son şeklini verebilmek için çeliği kesmemiz gerekiyor. Bu iş için neyse ki çok güzel ve ucuz bir alet var hemen hırdavatçılardan alabileceğimiz: demir testeresi. Doğru kullanıldığında bir demir testeresi ile tüm kesme işlemlerimizi yapabiliriz ve çok hızlı iş görür. Özellikle ince et kalınlığına sahip ve yumuşak tavlanmış çelikleri oldukça hızlı bir şekilde kesebiliriz. İşin püf noktası da bu yumuşaklık. Bıçak çeliğimiz çok yüksek ihtimalle yumuşak "annealed" durumda elimize gelecektir. Bu çeliği istediğimiz şekle sokmak demir testeresi ile çocuk oyuncağıdır. Ama dövüldükten sonra sertleşmiş veya bilerek sertleştirilmiş çelikte bir faydası olmaz. Bu iş için çeliği yumuşatmak gerekiyor. Eh elimizde ocağımız var. Bu iş için çeliği manyetik noktanın üzerine çıkarıp (bu iş için bir mıknatıs alıyorsunuz ve çeliği ısıtmaya başlıyorsunuz, belli bir ısıda çelik tüm mıknatıslanma özelliğini kaybeder, bu noktada biraz daha ısıtıp çeliğin daha açık bir renk almasını sağlıyorsunuz, ama isterseniz bu konuları başka bir konu başlığı altında etraflıca konuşalım) ocağın körüğünü kapatıp kızgın korların içinde bırakıyorsunuz. Ocak ısısını muhafaza etsin diye yalıtkan bir madde ile kaplıyorsunuz. Bu iş için en güzel malzeme komik gelecek ama, "kedi kumu". Bentonit veya vermikülitten yapılma doğal, renksiz ve parfümsüz herhangi bir kedi kumu işinizi çok iyi görecektir. 6-12 saat içinde ancak 100 derecelere kadar inecektir ocak ısısı. Bu arada çelik bileşenleri küresel perlit yapısına dönüşecektir. İste bu yapıyı kesmek bir demir testeresi için kahvaltı bıçağının tereyağ kesmesi kadar kolaydır... Ancak biraz alet deneyiminiz varsa elde edeceğiniz en yararlı aletlerden biri spiral ya da canavar denilen tehlikeli bir alet. Aslında yeni başlayanlara asla bu aleti önermiyorum, öncelikle hayati tehlikesinden ötürü, ikincisi de çok hızlı aşındırma yüzünden ortaya çıkan muhteşem ısıdan dolayı. Spiralle kestiğiniz çelikte yapısal gerilimler çok yükselir, bu yüzden her kesim sonrasında gerilim alma islemi yapmanız gerekir ki bu da her kesim sonrasında en az 1-2 saatlik bir normalizasyon işlemi demektir. Hem tehlikeli hem de aslında kazandırdığı bir zaman yok. Eğer tembellik varsa alın derim, ancak sonuçta kıvrılmış bükülmüş bıçaklarınız olmasın istiyorsanız normalizasyon konusunda üşenmemeniz gerek...

Bir başka kesme aletini ele alacağım ki bu en ideali. Bunun adı dikey şerit testere. Ancak çelik kesebilen yavaşlıkta tablalı şerit testereler maalesef oldukça pahalı, pahalı derken 1500 - 2000 YTL ve üzerinden bahsediyorum. Bu iş için daha ucuz bir çözümümüz var ama:  8) Modifikasyon  ;D . Ülkemiz gençleri modifikasyonu arabalardan oldukça iyi bilirler, bu yüzden ilgili gençlerimizin bu işi ciddiye almışlarsa kesinlikle bu aleti yapmaya yöneleceğini seziyorum.
İşte tarifi:
Ülkemizde bulunabilen taşınabilir bir demir kesme şerit testeresi alınır. Bunun adı yurtdışında "portaband". Benim bulabildiğim ürün ise Makita 2107 F veya FK... FK ürünün taşıma çantasında verildiği anlamına geliyor, bizim buna ihtiyacımız yok, onun için daha ucuz olan F modelini alabiliriz. Bu aleti aldıktan sonra yapmamız gereken modifikasyon tam olarak birkaç saatimizi alacaktır. Makinayı dikine monte edip kesme klavuzunun yerine tabla yerleştireceğiz.

Emre Kipmen

  • Moderatör
  • Üye
  • *****
  • İleti: 456
    • Bıçak Albümüm:
Ynt: yeni başlayacak olanlara tavsiyeler
« Yanıtla #6 : 10 Eylül 2009, 13:34:38 »
İlk aldığımızda makine şu şekilde kullanışlı bir alet, ama elde boru filan keseceksek kullanışlı, bu hali bizim işimize hiç yaramıyor:


Ancak biraz modifikasyonla atölyemizde bant zımparadan sonra en yararlı aleti elde etmiş oluyoruz. İşte benim çözümüm:



Tablamızı da koyduk mu tamamdır...



Bu aletle sadece çelik kesmeyeceğiz, ahşaptan ince dilimler kesip kabza malzememizi keseceğiz, boynuzları ikiye bölebileceğiz, pirinç, bakır, çelik balçak veya "bolster" (yastık) kesebileceğiz. Benim atölyemde bu aleti ürettikten sonra işim ciddi biçimde keyiflendi....

Ancak ilk projeleriniz için bu kadar bir yatırıma ihtiyacınız yok, bir el testeresi 10 YTL filan. Eğer eliniz işe yatkınsa bir spiral ise 40-50 YTL... Eğer ben işi ciddiye alıyorum diyorsanız, maddi durumunuz da yeterliyse 700 YTL civarına şerit testereyi alabilirsiniz. Bıçaklarını bulmak zor oluyor, makita ise tek bıçağı size 45 doların üzerine satmaya çalışıyor. Ancak Amerika'da Türkiye'ye sipariş yollayan bir firma buldum, 25 dolara üçlü bir testere takımını getirtebiliyorsunuz. Teki 45 dolar nerde üçü 25 nerde diyorsunuz tabii, haklısınız, ama sanmayın Makitanın size verdiği bıçak Amerika'dan getirttiğimiz testereden çok daha kaliteli. Tam tersi, Amerika'dan getirttiğimiz bıçak Lenox'un bimetal testere bıçağı, ve daha kalitelisi yok. Türkiye'de büyük firmalar bizim başka alternatifimizin olmadığını sanarak bizi enayi yerine koyuyorlar: Bu hobiye giriştiyseniz bu işte en önemli nokta bu tuzaklara düşmemeniz, yoksa üç kuruşluk malın daha kötüsünü size 100'e satarlar....
« Son Düzenleme: 26 Eylül 2009, 21:16:42 Gönderen: Emre Kipmen »

Emre Kipmen

  • Moderatör
  • Üye
  • *****
  • İleti: 456
    • Bıçak Albümüm:
Ynt: yeni başlayacak olanlara tavsiyeler
« Yanıtla #7 : 10 Eylül 2009, 13:54:47 »
Geldik delik delmeye,
Tabii ki delik delmek bıçakçılıkta önemli bir mesele, çift parça kabza malzemesinin bıçağa monte edilebilmesinin en iyi yolu perçin veya pinler kullanmaktır. Bu işi yapabilmek içinse el matkabı ile yapamayacağını şekilde bıçağa tam dik delikler delmek zorundasınız. Bu iş için sütun matabı en güzel alet. Peki sütun matkabı ile daha ne yapabiliriz:
Bıçağın kenarlarını matkaba takılan saplı taşlarla ya da çelik freze için üretilmiş silindirik eğelerle düzeltebiliriz. Başka: deliklerimizi konik taş veya freze eğesi ile pahlayabiliriz (bu pah ısıl işlem öncesi deliklerde yapılmalı, yoksa dik ve keskin kenarlı deliklerin etrafında çok yüksek gerilim birikip sertleştirme sonrası buralarda mikro çatlaklar oluşacaktır: mikro çatlaklar ise en son istediğimiz şeylerden biridir, yaptığınız bir bıçak günle haftalar sonra elinizde iki parça halinde kalabilir). Boynuz veya ahşap gizli kuyruk (hidden tang) denilen yöntem için ortasından dikine delik açılabilir. Veya matkaba takılan polisaj ve ya skotch brite diskleri ile çeliğimizde polisaj veya saten bitiriş yapabiliriz. Sütun matkabı konusu aslında çok gözde büyütülür ancak bizim işimiz küçük ve hafif malzeme ile olduğundan küçük veya orta boylu, o kadar da güçlü olmayan herhangi bir matkap işimizi görecektir. Ben 5-6 yıldır bir çin malı matkap kullanıyorum, hala çalışıyor (bana rağmen  :P). Mesela şu tip bir küçük matkap size 80 - 120 YTL çivarına mal olur :


Ancak delik delmenin tek yolu bu değildir. En eski yöntem yine örste dövme sıcaklığında çeliğin bir kalem ile delinmesidir. Bu hala bazı demirciler tarafından kullanılan bir yöntem. Tabii biraz deneyim gerektiriyor, ancak alışınca inanamayacağınız kadar kolay ve düzgün sonuçlar elde edebilirsiniz. Siz yine de bir matkap edinin, ama deneyim olması açısından bu yöntemi de deneyin, ilerde bıçak şekillendirmede, balta kazma çekiç gibi aletlerin sap oyuklarını açmada önemli bir bilgi olacaktır....

Emre Kipmen

  • Moderatör
  • Üye
  • *****
  • İleti: 456
    • Bıçak Albümüm:
Ynt: yeni başlayacak olanlara tavsiyeler
« Yanıtla #8 : 10 Eylül 2009, 14:40:57 »
Artık atölyeme gideyim diyorum. Uzun zamandır gidemedim (2 gün uzun geliyor), sırf şu konuları derleyip aktarabileyim diye. Emin olunuz devamı akşam gelecek. Daha çook işimiz var. Delik delmeyle iş bitmiyor :)

Bir de tavsiye, benim şu an olduğum gibi uykusuz işe girişmeyin, alimallah kazaya sebep olabilir dikkat dağınıklığı. Unutmayın, dinyadaki en keyifli ama bir o kadar da en tehlikeli sanatını icra ediyorsunuz. Eğer çok mecbursanız kahvenizi olabildiğince acı yapınız ve işin el işi kısımlarını o gün yapınız, makine açmayınız. Ben şu anda elde zımpara işini bu gün yapacağım mesela. Zaten bu sanatta zımpara kağıdının ne kadar büyük bir icat olduğunun her geçen gün daha bir ayırdına varıyorsunuz. Bu arada söyleyeyim, en kaliteli bıçaklarda yaklaşık işin %80 - 90'ı zımpara kağıdı ile yapılır. Yani gerisi teferruat. Elinize bir testere, bir eğe biraz da zımpara kağıdı varsa, çeliğiniz de hazırsa bıçak yapmamak için geçerli bir sebebiniz kalmamıştır. Hep sorarlar, bu bıçakları nasıl yapıyorsun diye: cevabım hep aynıdır, "sabırla efendim, sabırla...."    ;)

Eylem Cengiz

  • Üye
  • *
  • İleti: 486
    • Eylem Cengiz - Günlüğüm
Ynt: yeni başlayacak olanlara tavsiyeler
« Yanıtla #9 : 10 Eylül 2009, 16:30:38 »


Emre Bey, elinize kaleminize sağlık.

İş yerinde satır satır hakkını veremeden okudum yazdıklarınızı. Maalesef ancak akşam olunca hakkını vereceğim metinlerin.

Ben hızlıca bir iki aktarım yapayım yanlızca. Hızlı olmaya çalıştığımdan hatam olabilir, akşam yine gözden geçireceğim yazdıklarımı.

Anlatımınızın bütünlüğünü bozmamak için kendi atölye tecrübelerimi araya karıştırmayayım. Buna karşılık alet ve malzemelere dair bir şeyler yazayım.

--- o ---

Mengene: Kanca'nın (Bkz.: http://www.kanca.com.tr/) dövme demirden 100'lük mengenesi 150 lira civarındadır. Ben bir Antalya firması olan Bağcıoğlu'nun 100'lük döküm mengenesini Karaköy'de 45 liraya aldım.

Çelik: Şimdilik bana yakın sanayi siteleri işimi gördü. Yalnız bu ortamlarda gördüğüm şu ki, yabancı bıçak forumlarının çelik isimleri, kodları burada anlamsız. AISI/SAE çeliklerin buradaki DIN kodlarını bilmek gerekli. Örneğin 1070 yerine Ck67 aramak, D2 yerine 1.2379 aramak gerekli. Burada bir önemli husus da Amerika'daki ustalar da insanlık haliyle orada ne varsa onları deniyor ve denedikleri arasından tavsiyeler veriyorlar. Amerika'lıların hiç bahsetmedikleri çeliklere kötü çelik dememek gerek.

50mm x 6mm x 2000mm'lik 1.2379'u (kodda sonradan düzeltme yaptım.) (Böhler K110) kilosunu 3,5 Euro'dan aldım. Yani burada D2 6 mm lik lama olarak bulunabiliyor. Daha incesini bulamadım ama buna da şükür. (Bulduklarım 6mm, 10 mm vs.)

Ck67, Ck75 gibi çelikler levha halinde bulunuyor. Çubuğa göre dezavantaj gibi görünse de levha da gayet kullanışlı oluyor. Yalnız 2x1 metre gibi büyük boyutlarda bulunuyor. Parası dert değil de boyut korkunç. Kalınlığını hatırlamıyorum ama 2m x 1m'lik bir levha 300 liraydı. Arayıp parça levha buldum ben de...

Örs: Kancanın 20 kiloluk örsü 500-600 lira gibi! Perpa'da ise 25-30 kg'luk bir örs 250 lira ama maalesef döküm. Ben de bir çelik blok satın aldım ve kullanıyorum. Bundan sonra hurdalık gezince ufkum daha da açıldı. Buna dayanarak hesaplılık ve metalin sertliği adına tavsiyem, kalıpçıların hurdalarından uygun boy ve şekilde bir blok seçip bunu kullanmaktır.

ilk aklıma gelenler bunlar...
« Son Düzenleme: 10 Eylül 2009, 16:53:43 Gönderen: Eylem Cengiz »
Eylem Cengiz

"Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır." Bertrand Russel

Emre Kipmen

  • Moderatör
  • Üye
  • *****
  • İleti: 456
    • Bıçak Albümüm:
Ynt: yeni başlayacak olanlara tavsiyeler
« Yanıtla #10 : 10 Eylül 2009, 16:50:03 »
Eylem Bey,
Teşekkürler düzeltme ve katkılarınızdan dolayı, DIN normları konusu önemliydi. Ben de K110 çelik kullanıyorum. Maalesef benim bulduğum çelik 2 X 1 metrelik 3.5 mm'lik levha oldu. Neyse ki Osmanlı Çelik'te günlerce dert anlatarak levhayı ikiye böldürtmeyi başarabildim. 1 X 1 metre 3.5 mm çelik 290 YTL'ye kargosuyla beraber geldi. Ancak insanların AISI normlarına aşina olması da önemli çünkü çoğu çeliği dışardan sipariş etmek zorunda kalabiliyorsunuz, malum ülkemizdeki çelik tedarikçileri ton bazında iş yapmaya alışıklar ve çok büyük ihtimalle sizi başlarından atıyorlar. Artık tamamen yurt dışındaki tedarikçilerle çalışmaya başladım, birincisi size garip gelebilir ama daha ucuza gelmesi ikincisi aldığınız servisin sizi ciddiye alması. Keşke bunlara hiç gerek olmasa. Zaman içinde birçoğumuzun aynı tedarikçiye baskı uygulamasıyla elindeki stoku bizim için kullanışlı boyutlarla zenginleştirmesi mümkün olabilir. Aslında bu konu çok ilginç bir konu, ekonomik durgunluk ile bizim gibi küçük ihtiyaç sahipleri bazı firmalarda fark yaratabilir. Bunun için bu forumda sizin yaptığınız gibi bilgileri paylaşmak çok önemli. Mesela CK75'i nerede bulduğunuz bilgisi beni çok ilgilendirir. Veya W1 gibi bir çeliği 2cm çapta çubuk halinde bulabilsek dövme ile uğraşan arkadaşlarımızın önü ciddi ölçüde açılabilir. Bu konu başlığı gelecekte baya zenginleşecek gibi görünüyor.
Buradan herkesi tedarik ettikleri malzemelerin kaynaklarını paylaşmaya çağırabilir miyim? Mesela Bağcıoğlu diye bir marka duymamıştım ama çok ciddi ilgimi çekti, zira oldukça büyük bir mengene almak üzereydim yakında, ancak Bağcıoğlunun fiyat avantajı çok ilgi çekici...

Eylem Cengiz

  • Üye
  • *
  • İleti: 486
    • Eylem Cengiz - Günlüğüm
Ynt: yeni başlayacak olanlara tavsiyeler
« Yanıtla #11 : 10 Eylül 2009, 17:18:33 »
Aman yanlış anlaşılmasın, elimde Ck75 yok, biraz Ck67 var. Spesifik olarak Ck75 gerekli ise çevrede bir bakınayım?

Demek ki Osmanlı Çelik'te bahsettikleri sizdiniz.  :)

3.5 mm çok makul bir kalınlık, tedarik için uğraşmaya neden değdiği ortada.

Bağcıoğlu'nu müthiş bir ürün diye almadım, ancak fena bir mengene de çıkmadı. Tesadüfen Afyon'da bir dükkanda görmüştüm. İstanbul'da Karaköy'de bulunca aldım. Daha başka markalar da var ortalıkta ama yerli olduğundan şüphe ettiklerime direkman bakmadım.


Eylem Cengiz

"Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır." Bertrand Russel

Emre Kipmen

  • Moderatör
  • Üye
  • *****
  • İleti: 456
    • Bıçak Albümüm:
Ynt: yeni başlayacak olanlara tavsiyeler
« Yanıtla #12 : 10 Eylül 2009, 20:41:35 »
Vallahi eğer CK75 (AISI 1075) bulabilirseniz, biraz çubuk ya da levha alabilirim aslında. Şu hamon olayı ile uğraşmak nasip olmadı şu ana kadar. Eğer bulabilirseniz hayalimdeki tanto'yu yapabilirim  :). Ben makul boyutlarda bulamamıştım şimdiye kadar....

Eylem Cengiz

  • Üye
  • *
  • İleti: 486
    • Eylem Cengiz - Günlüğüm
Ynt: yeni başlayacak olanlara tavsiyeler
« Yanıtla #13 : 10 Eylül 2009, 21:13:23 »
Metali neyle maskelemeyi düşünüyorsunuz?

Ben de kendimce ufak denemeler yapmaya çalışıyorum. Dün ufak bir ck67 parçasını pratik olsun diye dövmüştüm. Belki bir dahaki sefere kısmi su vermeyi denerim.

Acaba refrakter harcı ile denesem olur mu?

DES'e Ck75 için bakayım. Ck67 ve Ck75 gibi ürünleri çubuk olarak bulabileceğimi sanmıyorum. Plaka yada bobin hali popüler gibi.

Eylem Cengiz

"Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır." Bertrand Russel

Emre Kipmen

  • Moderatör
  • Üye
  • *****
  • İleti: 456
    • Bıçak Albümüm:
Ynt: yeni başlayacak olanlara tavsiyeler
« Yanıtla #14 : 10 Eylül 2009, 22:18:10 »
Bir kere deneyip başarısız olmuştum zamanında, sorun refrakter harcında filan değil kullandığım çelikti. Tahmin edersiniz ki kamyon makası  :-[

1075 (CK75) ile başarılı olabiliriz. Önemli olan kilin uygulanması. Sanırım refrakter harcı iş görecektir, ancak emin değilim. Benim düşündüğüm şamot kili. Ama değişik tarifler var. Kum - kırmızı kil ve kül karıştırılıyor çoğu orjinal Japon ustaları. Amerikadaki denemelerde bunun yerini Satanite denilen bir refrakter harcı almış. Tam bilemiyorum, denemek lazım. Sanırım "hamon" konusunda ayrı bir konu başlığı açmalı, hepimiz kendi denemelerimizi oraya koyabiliriz, şuradaki gibi : http://forums.dfoggknives.com/index.php?showtopic=5953&st=0

 

Her Hakkı Saklıdır © 2007-2019 cebehane.com
SMF 2.0.15 | SMF © 2017, Simple Machines
RSS WAP2