PATİNASYON  (11805 defa okundu)

Ejder Uçar

  • Üye
  • *
  • İleti: 26
PATİNASYON
« : 11 Eylül 2009, 22:56:13 »
Forumda, bıçağı sıfırdan yaratmak konusu birkaç gündür oldukça hareketli yanlız ben başka bir konuda
üstadlarımızın görüşlerine danışmak istiyorum.Aslında benim birkaç gün önce öğrendiğim ancak ustalar tarafından çok kullanılan, çeliğe "benim görüşümce" çelik görünümünü veren patinasyon ile ilgili....
Elimde daha önceden almış olduğum bazı bıçaklar var sorun şu ki bunlara polisaj yapılmış ve bende bunların parlıklığını giderip karartılmış bir görüntü vermek istiyorum.
Değerli görüşlerinizi bekliyorum...

Saygılarımla...

Emre Kipmen

  • Moderatör
  • Üye
  • *****
  • İleti: 456
    • Bıçak Albümüm:
Ynt: PATİNASYON
« Yanıtla #1 : 12 Eylül 2009, 00:09:46 »
Aslında ben de patinasyon derim ama mutlaka daha doğru bir kelime vardır bizim dilimizde ama ben de bilmiyorum. İngilizcede bu işlemin homojen olan şekline "acid etching" deniyor, "asitle dağlama" gibi bir anlamı var. Bunun homojen olmayanlarına ise "patinasyon" deniyor.

Bu işlem için biraz hazırlık yapmak lazım. Bıçağımızın olabildiğince iyi düzleştirilmiş olması iyi efektler almak için güzel olur. Anladığım kadarıyla sizin bıçağınız polisajlanmış, bu iyi birşey. Gerçi ülkemizde polisaj zımparalama hatalarını kapatmak için yapılıyor. Bu da çok kötü, çünkü derin çiziklerin olduğu düzensiz bir yüzeyi polisaj (parlatma) yaparsak sadece çizikleri ve düzensizlikleri parlatmış oluruz, onları yok etmeyiz. Zaten dikkat ederseniz polisajlanmış bıçaklar genelde çizgisel paslanmalar yaparlar. Bunun nedeni polisaj yüzünden pek farkedemediğimiz çizikler içinde kimyasallar ve nemin birikim yapmasıdır. Bunu istediğiniz sonucu alamazsanız hazırlıklı olun diye söylüyorum, homojen bir asitle dağlama için elimizde tamamen düz bir bıçağa ihtiyacımız var.
Asit işlemine geçmeden elimizdeki çeliğin paslanmaz olup olmadığını bilmek lazım. Eğer paslanmaz ise biraz daha etkili asite ihtiyacımız olacak. Eğer karbon çeliği ise işimiz daha kolay ve daha keyifli...

Karbon çeliği olduğunu varsayalım. Bu durumda aklıma birkaç güzel asit geliyor ki benim denemelerimde en güzel sonucu en yavaş asitle almıştım. Bu yavaş asit ya limon suyu (sitrik asit) ya da sirke (asetik asit). Ama hemen asite daldırmadan önce bir işimiz daha var ve bu çok önemli. Bıçak yüzeyini çok güzel temizlememiz lazım. Temizlemek derken mikropsuz olması değil tabii, yağdan arındırılması... Yağı çelik üstünde göremeyebilirsiniz belki ancak bu gibi işlerde tam bir baş belasıdır. Tek bir kere çıplak elle bıçağa dokunmak bile asit dağlamasına dirençli noktalar oluşturur ve sonuç düzgün olmaz.
Malzemeler:
Latex eldiven, koli bandı, cam kavanoz ya da kap, Saf su, sabun, izopropil alkol (ya da metil alkol de olur) ama bunların saf olması lazım (ispirto işimize yaramaz çünkü saf değildir, içinde boya,su filan vardır), sitrik asit (doğal limon suyu değil, sarı şişelerde satılan sentetik limon suları) ya da sirke (beyaz sirke en iyisidir, gerçi ben bulamadım, üzüm sirkesinde deneme yaptım fena değildi), sodyum karbonat (çamaşır sodası), 1000-2000 kum zımpara ya da 0 numara çelik yün (hani eskiden tencerelerin dibinde karaları çıkarmak için kullanılandan)...

Eldivenlerimizi giyeriz, bıçağımızın kabza kısmının başını veya balçak filan varsa bunların bıçakla buluştuğu yerleri korumak için dikkatlice koli bandı ile buraları kaplarız. Asidimiz çok güçlü bir asit olmasa da tahtayı gevşetebilir, sirke varsa bir de tahtadan koku çıkmaz kolay kolay. Eğer pirinç gibi bir balçak veya bolster varsa asidimiz bunlara çelikten daha fazla hasar verecektir.

Sonra bir tencerede su ısıtınız, ancak kaynar durumda değil de 60 derece civarına. Sonra bu suyun içine 1'e 1 saf su ile sulandırdığınız asidi (limon veya sirke yani) içeren kavanozu yerleştirin. Aman dikkat, suyun seviyesi tam kabzaya kadar olsun, kabzayı dağlamayalım  ;)
Bu arada bıçağımızı sabunla (beyaz ve saf hacışakir gibi bir sabun en iyisi) iyice yıkayalım sonra alkol ile güzelce silelim. Saf alkolü hem yağı kiri yok etsin diye hem de kalıntı bırakmasın diye kullanıyoruz. Aseton maalesef kullanmayı denemiştim, ancak kalıntı bırakıyor saf olanı bile...
Bıçağımızı ılık asit çözeltisine batırıyoruz ve bekliyoruz. Bıçak yüzeyini arada bir çıkarıp kontrol ediniz. Eğer istediğiniz griliğe ulaştı ise çıkarıp çamaşır sodası ve bol su ile yıkıyoruz. Sonra elimize zımparamızı ya da çelik yünü alıp su altında güzelce asit yeniklerinin pürüzünü düzlüyoruz, bu çıkıntı girintileri pek farketmeyebilirseniz ancak mikroskobik olsalar da oradadırlar. Bunları orada bırakırsak bıçak yüzeyinde kirin kimyasalın toplanma yeri olurlar ve nokta nokta paslanmaya başlarlar. Bana kızmayınız ama bu anlattığım tüm işlemi en az 3-4 kere giderek az asitte bırakarak tekrarlayınız. Elde ettiğiniz rengin ömrü bu tekrarlamalara bağlı. Koyu olursa zımpara ile açınız ve tekrarlayınız, taa ki güzel homojen bir gri elde edene kadar...
« Son Düzenleme: 12 Eylül 2009, 00:18:17 Gönderen: Emre Kipmen »

Emre Kipmen

  • Moderatör
  • Üye
  • *****
  • İleti: 456
    • Bıçak Albümüm:
Ynt: PATİNASYON
« Yanıtla #2 : 12 Eylül 2009, 00:35:24 »
Bir de homojen olmayan "patine" işlemi var. En çok kullanılıp en güzel sonuçlar vereni hardal patinesi.

Aynı şekilde bıçağı temizleyin, hardalı parmak ucuyla noktalar, istediğiniz şekilde damlalar hatta çizgiler şeklinde şekiller verin. Bazı yerlerde damlalar kesişebilir, hayal güçünüzü kullanın... Bıçağın iki yüzüne de uyguladıktan sonra 6-8 saat kadar kasın öyle. Sonra bıçağı yıkayın ve çamaşır sodasıyla asidi nötralize edin...  Şöyle birşey çıkacaktır ortaya:

Emre Kipmen

  • Moderatör
  • Üye
  • *****
  • İleti: 456
    • Bıçak Albümüm:
Ynt: PATİNASYON
« Yanıtla #3 : 12 Eylül 2009, 00:45:22 »
Homojen asit dağlamada sonuç eğer hafif bir etki istiyorsanız 1-2 tekrar ile yine de güzel bir sonuç alabilir: Örnek:


Eğer tekrarları çok yapıp uzun süreler tutarsanız sonuç şunun gibi koyu olacaktır:


Umarım yardımcı olabilmişimdir...
Emre

Ejder Uçar

  • Üye
  • *
  • İleti: 26
Ynt: PATİNASYON
« Yanıtla #4 : 12 Eylül 2009, 01:18:22 »
Elimdeki bıçakların 1070 karbon çelikten olduğunu biliyorum.Antikacı bir arkadaşım "multi color" polisaj yapıldığını ve iyi bir iş çıkaraldığını söylemişti.
Emre Bey, homojen olmayan aşındırma işleminde; polisajlı bıçak yüzeyinde hardala bulaşmayan noktalardan dolayı
alacalı bir görünüm oluşmaz mı? Polisaj yapılmış yüzeyi, homojen aşındırmadaki gibi bir zımpara ya da çelik yün ile temizlememiz gerekmiyor mu?
« Son Düzenleme: 12 Eylül 2009, 01:32:29 Gönderen: Ejder Uçar »

Emre Kipmen

  • Moderatör
  • Üye
  • *****
  • İleti: 456
    • Bıçak Albümüm:
Ynt: PATİNASYON
« Yanıtla #5 : 12 Eylül 2009, 01:52:34 »
Eğer hardalı tüm yüzeye yayarsanız alacalı olmaz tabii, daha çok eski bıçak görünümü verir. Polisaj bir kaplama işlemi değildir, sadece yüzeyin perdahlanmasıdır. Bu yüzden aşındırma işleminden önce zımparalama veya herhangi bir başka işleme pek gerek yok. Ancak istiyorsanız zımparalayabilirsiniz biraz. Resimleri var mı bıçakların? Resimleyebilirseniz çok güzel olur. Önce ve sonra şeklinde mesela :)

Polisajdan pek anlamam, sadece bir veya iki denemede yapmıştım, sonuçlar hoşuma gitmedi. Ben daha çok saten bitirişi seviyorum, daha teknolojik görünümlü bıçaklarda ise 400 kum bant zımpara bitirişi ya da kumlama daha çok sevdiğim bitirişler. Ancak polisajın multi color denmesini anlayabiliyorum, bu biraz komik benim için: Polisaj tozları ya da pastaları renk renktir, kaba polisaj gri, sonra mavi, yeşil, pembe, beyaz diye gider. Aslında bunlar değişik partikül boyutlarını ifade eder. Sanırım multicolor derken aslında normalde zaten yapılan uygulamayı daha allengirli söylemiş. Multicolor kulağa güzel geliyor ama normalde yapılması zaten gereken kalından inceye polisajlama demek. Başka şekilde yapmak zaten abes olur :)

Eğer hem düzgün bir gri yüzey hem de üstünde eskimiş görünüm için hafif alacalı etki isterseniz bu iki yöntemi birlikte kullanın. Önce homojen gri yüzeyi elde edin, sonra hardal uygulamasını hatta biraz sulandırarak alacalı görünümü elde edecek şekilde uygulayın. Eminim çok hoş bir etki olacaktır. Aslında en güzeli bu etkileri değerli bıçaklarınızdan önce bıçak uzunluğunda çelik parçaları üstünde denemeniz.
Mesela hırdavatçıdan parlak demir testereleri alınız (paslanmaz olmamaları gerek tabii), bunlar üzerinde istediğiniz tekniği bulana kadar testler yapınız. Sonuçta her teknik gibi bu iş de deneyim gerektirir. Eh ilk denememizi kolleksiyonumuz üstünde yapmasak daha doğru olur herhalde...

Ejder Uçar

  • Üye
  • *
  • İleti: 26
Ynt: PATİNASYON
« Yanıtla #6 : 12 Eylül 2009, 02:07:48 »
Haklısınız, önce birkaç çelik parçada denesem daha iyi...
Bunlar daha önce bol miktarda kullandığım bıçaklar.Bazı kullanım ve bileme hatalarından dolayı gözden de düşmüş parçalar.Onların yıpranmış ağız yapıları ve bu görüntüyle tezat oluşturan pırıltılı yüzeyleri var.Yıpranmış ağız yapıları ve aşındırılmış çelik yüzeyleriyle ikinci baharlarını yaşayacaklar.... :)

Teşekkür ederim.

Emre Kipmen

  • Moderatör
  • Üye
  • *****
  • İleti: 456
    • Bıçak Albümüm:
Ynt: PATİNASYON
« Yanıtla #7 : 12 Eylül 2009, 02:29:20 »
Ahh işte en güzel bıçak bu, hakkıyla kullanılmış bıçak. Kesinlikle bolca kullanılmış bıçaklarda güzel bir etki katabilir asit aşındırması (bu arada dağlama kelimesinden daha güzelmiş aşındırma ). Bu arada eğer tam kuyruklu (garip oldu bu terim, "full tang" demek istiyorum, yani bıçak çeliği iki parçalı kabza malzemesinin arasında devam ediyorsa) ise kabzanın iki yanındaki kenarlara da hardal sürün bu işi yaparken. Sonra tabii iyice yıkamak lazım. Namlu aşındırılıp kabzanın arasındaki bıçak çeliği parlak olursa kötü görünür...

Ejder Uçar

  • Üye
  • *
  • İleti: 26
Ynt: PATİNASYON
« Yanıtla #8 : 13 Eylül 2009, 17:35:53 »
Aşındırma konusunda hemen harekete geçtim.Birkaç eski mutfak bıçağı üzerinde deneme yapıcam.Bazıları paslanmaz bazıları ise karbon çelikten.Ne yazık ki parçaların ilk resimlerini çekmeyi unuttum :-[
Ancak deneyim kazandıktan sonra, asıl bıçaklar üzerinde yapacağım aşındırma işlemlerini,  forumda paylaşacağım.İlk olarak iki karbon çelik malzeme üzerinde deneme yapıyorum.Birinde hardalı tamamen yüzeye yaydım diğerinde ise pasta kreması sürmeye yardımcı olan aparata benzer bir aletle çelik üzerinde ince şekiller çizdim.Hangi tür daha hoşuma giderse bundan sonra bunun üzerine yoğunlaşacağım.Bir forumda, bıçağın domatese saplanması ile yapılan bir aşındırma şekline rastladım.Forumda, domatesteki asidin çok güçlü olduğu için çok hızlı sonuç elde edilebileceği iddia ediliyor.Bunu da birara deneyeceğim.
Beni saran bu aşındırma çılgınlığının sonu nereye varacak bakalım.... ;D

Emre Kipmen

  • Moderatör
  • Üye
  • *****
  • İleti: 456
    • Bıçak Albümüm:
Ynt: PATİNASYON
« Yanıtla #9 : 13 Eylül 2009, 17:40:59 »
Kolay gelsin Ejder Bey, kesinlikle çok keyifli bir işe giriştiniz. Şimdiden merakla bekliyorum sonuçlarınızı... Fazla deneme yapmadığım bu konuda deneyeceğiniz her yöntem beni çok ilgilendiriyor. Fotograflayıp burada paylaşırsanız fazlasıyla makbule geçer.

 

Her Hakkı Saklıdır © 2007-2020 cebehane.com
SMF 2.0.15 | SMF © 2017, Simple Machines
RSS WAP2