Osmanlı tarihimizde Silahlar...  (80282 defa okundu)

Mergup Özkan

  • Üye
  • *
  • İleti: 452
Osmanlı tarihimizde Silahlar...
« : 02 Aralık 2009, 00:54:24 »
Merhaba Sayın Üye Arkadaşlarım,

İlk önce hepinizin Kurban Bayramını en ıcten dileklerimle kutlar, Sihat ve Afiyet sizin olmasını dilerim.

Bazı Üyelerimizi (buna bende dahilim) son zamanlarda birazcık olsun bizi Forumdan uzaklaştıran bir hareketlenme hissi içindeyiz.
Bilmiyorum Moderatör Arkadaşlar bunun farkındamı ama, bazı Arkadaşlardan şöyle Özel mesajlar
aldım son zamanlarda:
''Forumda bir Bıçak konusu acıldı, her Yeni Konu dosyasında bundan konuşuluyor'' diye yankılar alıyorum ve buda beni acıkcası biraz olsun üzüp ve rahatsız ediyor.

Sakın Bıcak Konusuna Gönül vermis Arkadaşlar yanlış anlaşılmasını istemem, hepimizi  kocaman bir Arkadas, Abi ve Kardeş Gurubu olarak gördüğüm icin böyle acıkca bu Konuyu siz hepinize açmak istedim.
Niyetim kimsenin Kalbini kırmak veya rencide etmek değil buna kesinlikle emin olun.

Ama benim bu Foruma üye olarak katılmamın en önde gelen Konularından biri Osmanlı Silah tarihini korumak ve Paylaşmaktı. Yatagan, Kılıc, Şamsir, Osmanlı Ordusunun Silah ve CEBEHANE zevk ve tutkusunu Türk Vatandaşlarımla paylaşma hissini gidermekti...

Ben Yurt dışında yaşadıgım için buna yoksunum. Bıcak vs. gibi konuları Alman veya Amerikalılarlada konuşabilirim. Amma velakin bir Kara Mustafa Paşanın 1653 senesinde 3 ay yol kat etmış bütün Osmanlı ordusuyla Viyana kapılarına kadar gelip onların şimdiye dek kemiklerine kadar ''Türk'' korkusunu yaşatmış olmasını bir Yabancı benimle paylaşamaz. Yabancı Müzelerde bu zamandan kalma Kılıc, Yatagan ve harikulade El ışleri hala ınsanları hayret ve zevke düşüren emekleri bir yabancıyla degil, sizin gibi Osmanlı Torunlarıyla paylaşma arzusundayım. Sanırım bu Konuda böyle düşünen tek değilimdir inşallah...İstek ve Arzum benim gibi eski yatagan veya Kılıc  alıp, temizlemek, imkanlar el verişli ise onarmak ve bilgi toplamak, daha doğrusu biz Osmanlı Torunlarının yaşatması.
(Yabancı Müzelerde ve en kötü ihtimal Antıkacıların bunu Amerikalara kadar pazarlaması degil.)
Kayahan Bey beni anlarsınız diye düşünüyorum, cünki aynı tutku ıcerisınde bu Internet Forumunu kurdugunuzu ''Aksiyon'' Dergisinin Sayı: 666/ Tarih : 10-09-2007 belirtilmiş ve Anket bu anlatdıgım vahi durumla başlıyor)

Onun icin müsadenizle bugün burada yeni daha dogrusu 'ESKI' bir Konuyu yenıden başlatmak istiyorum.  Türk Tarih ve Silahlarını ön planda görme arzusuyla buyrun benden ılk konu daha dogrusu resimler...

Türkiye'deki en eski örneği 1526 tarihli. Ahmet Tekülü isimli ustanın Kanuni Sultan Süleyman için hazırladığı bu silahın kabzası fildişinden. Üzeri altın, gümüş, yakut ve incilerle süslü....
'' Bu bıçağı kıl mübarek ey kerim-i la-yezal,
Sahibine verme ya Rab ömrü oldukça zeval,
Bıçak elde gerek dilde sübhan, Kadem bastı bu cihan...''

Sefa Çabuk

  • Üye
  • *
  • İleti: 182
Ynt: Osmanlı tarihimizde Silahlar...
« Yanıtla #1 : 02 Aralık 2009, 02:25:01 »
Merhaba Mergup bey,
Avatarınızın altına ne güzel bir söz yazmışsınız, sanki yazdıklarınıza ışık tutar gibi "Tarihini koruma, Külü değil, asıl Ateşi korumaktır" gerçekten çok hoşuma gitti. Forumdaki bıçak konusunu hareketlendirenlere katkı verenlerden biri olarak bende bir kaç şey söylemek isterim izninizle. Kişisel olarak tarisel bir dönemi yansıtan ve bu dönemden kalma estetik ya da antika değeri olan/olmayan kılıç ya da bıçaklarla ilgili forumda yer alan her konuyu okuyorum. Şimdiye kadar forumda buna benzer yayınlanan güzel konular, fotoğraflar oldu, hepsini de ilgiyle izledim, ancak forumda alt başlıklarda yer alan bıçak ve belki giderek kılıç üretimiyle ilgili açılan konuların yoğunluğundan Sizin neden rahatsız olduğunuzu gerçekten anlamadım, bu başlık altındaki konulara belkide bin bir emekle katkı veren herkesin, elinden geldiğince avatarınızın altında da yazan "tarihini koruma külü değil ateşi korumaktır" mantığında hareket ettiğini, sanıyorum gözden kaçırıyorsunuz. Yazınızda sözü geçen "Osmanlı silah tarihini" ne yazık ki sadece geçmişte olanları yad ederek ve geçmiş başarılarımızla övünerek koruyamıyoruz, bu nedenle ülkemizde tarihte ün salmış hiç bir silahı üretemiyoruz, bu ne kadar acı değilmi?! içtenlikle söylemek gerekirse Fatihin kılıcının taklitini Amerikada bir Amerikan vatandaşının yapmış olması size garip ve incitici gelmiyormu, bana geliyor. Ne kadar estetik değeri olan ve sanatsal bir yapıt olduğu belli olan, fotoğrafını eklediğiniz Yatağanı bırakın yeniden yapmayı ayrıntılı çizimlerine bile ulaşamıyorsunuz, neyin tarihini konuşacağız, üretme yeteneğine sahip olmadığınız hiç bir değere sahip olamazssınız. Bana kalırsa burada üretim yapmaya çalışan arkadaşlar sürekli araştırıyor, yeni bir şeyler öğreniyor, deniyor olmadı bir daha deniyor ve bana göre inanılmaz güzel bir iş yapıyorlar, hepsini kutluyorum ve binlerce kez teşekkür ediyorum, unutmayın ki tarihimizde sadece kılıçlar yok, bıçaklar da var.
Bu durumdan rahatsız olan arkadaşlar da gerekli olgunluğu gösterip lütfen rahatsız oldukları durumu size özel mesajla değil, herkesin okuyacağı şekilde ortaya yazsınlar, diğer türlüsünü kişisel olarak çok rahatsız edici ve ayıp buluyorum. Son olarak yazınıza istinaden şunu da eklemek istiyorum, "gençler hayalleriyle, ihtiyarlar anılarıyla" yaşarlarmış  bu güne kadar ne yazık ki hep geçmiş anılarımızla övündük, durumumuz ortada.
Mergup bey yazdıklarınıza, Sizi kırmamak adına özenle  cevap vermeye çabaladım, umarım  başarılı olmuşumdur. Sağlıcakla
« Son Düzenleme: 02 Aralık 2009, 02:28:41 Gönderen: Sefa Çabuk »

Emre Kipmen

  • Moderatör
  • Üye
  • *****
  • İleti: 456
    • Bıçak Albümüm:
Ynt: Osmanlı tarihimizde Silahlar...
« Yanıtla #2 : 02 Aralık 2009, 08:01:33 »
Eğer sadece tarihimizin muhteşemliğine bakıp yad etmek istiyorsak hava hoş, ancak eğer bu değerlerin kaybolmamasını istiyorsak bir yerlerde bilgi ve kaynaklarımızı birleştirerek üretmek ve sanatın engin derinliklerine doğru yola çıkmamız icap ediyor. Bir yerlerden başlamak adına kimse çıkıp hop diye bir kılıç yapamaz, derin birikim ve çokça emek gerekir.

Hep forumda bahsettiğim sorun tam da burda yine yaşanıyor. Arkadaşlar burası bir fikir ve bilgi paylaşım yeri, istatistiklere bakılırsa burada en çok gevezelik yapan adam olarak Mergup Bey'e özel mesaj atarak yakınanların burada nasıl bir forum istedikleri anlaşılıyor. Ben harbi bir insanımdır lafımı çekinmem, burada ciddi bir paylaşımın ilk temellerinin atıldığı bir yerde bu tip fısıltılar bizim gibi sanata gönül vermiş insanları çok kırıyor. En azından bana bir tokat gibi geldi...

Arkadaşlar, ne sanıyorsunuz, böyle bir forumdan üretenleri çıkardığınızda forum ölür. Kolleksiyonerler ve araştırmacıları çıkardığınızda da ölür. Biz bir bütünün iki parçasıyız. Özellikle bu işin tekniği ile uğraşanların çok yoğun bir bilgi paylaşımına ihtiyacı vardır. Bu akış olmazsa sadece eski dedelerimizden kalan duvarda asılı kılıca bakıp "vaah vaah, ne güzel günlerdi Osmanlı dönemi" filan diyen bir paylaşımdan başka bişey kalmaz....

Bir kenarda oturup güzel tarihi makaleler vs. okumak için buraya gelen, hiç bir paylaşım yapmadan, fikir üretmeden sadece gezinen çok önemli şahsiyetlerin okuyup hoşlarına gitmeyen bişeyleri "Üretim Teknikleri" bölümünde tartıştığımız için özür dileyemeyeceğim, kusura bakmayın. Öncelikle burada medeni bir şekilde herkesle fikirlerini paylaşsalar onlara saygı bile duyabilirim, örneğin bu konuyu bizimle paylaştığı için Mergup Bey'e duyduğum gibi. Teşekkürler Mergup Bey, siz burada yazmasanız burada bıçak konusunda kafa yorduğumuz ve bilgi paylaştığımız için sorun yarattığımızın farkına varmayacağız. Bu lafları Mergup Bey'e özel mesajla da yazabilirdim, ancak benim ahlaki değerlerime göre bu çok ayıp birşey. Arkadan bişeyler çevirmek, birilerinin kulağına fısıldamak. Özel mesaj sadece iki kişiyi ilgilendiren durumlarda kullanılır, forum konusunda özel mesajla atıp tutmak en azından ayıptır arkadaşlar....



« Son Düzenleme: 02 Aralık 2009, 08:03:56 Gönderen: Emre Kipmen »

Cengiz Çetin

  • Üye
  • *
  • İleti: 142
Ynt: Osmanlı tarihimizde Silahlar...
« Yanıtla #3 : 02 Aralık 2009, 08:55:00 »
Arkadaşlar,alınmanıza gerek yok.Mergup beye özel mesaj atan bendim.Sebebine gelince;Site ismiyle müsemma bir site görüntüsü çizmiyor.Aramızda kaç kişi bir şimşir kabzası yaptı.Kaç tanemiz bir balçak yapmaya çalıştı.Yatağanın kabzasındaki eğim ve çıkıntılar ne işe yarıyor,nasıl yapılıyor.Site açıldığında Fatihin kılıcı görünüyor ama üretimler çok farklı değil mi sizcede.Aşama aşama diyeceksiniz.Evet aşama aşama ama hangi konuda.Emre beyin eserlerine hiçbirimiz söz laf edemeyiz.Yapılan işin kalitesine söyleyecek sözümüz yok.Sitenin konseptine uygun olup olmadığı konusunda soru işaretleri taşıyorum.Keşke başarısızlığa uğramış bir hançer denemesi olsaydı şu sitede."arkadaşlar şurada kırıldı,eğildi"diyen birisi olsaydı.Modern bıçaklardaki büyük maharetimizi birtanede bu kültüre ait eserle taçlandırsaydık.
   İmdii,bu kadar "olgunluğu" gösterdikten sonra "belki kılıç yapımına" uzanacağımızı görme umuduyla,kimseyi tokatlamak değil, kendimize ait olanı üretmesini beklemenin sabırsızlığını yaşadığımızı hatırlatarak hoşçakalın diyorum.
Vur pençe-i alideki şemşir aşkına,
Gülbang-ı asumanı tutan pir aşkına.

Gökhan Bakla

  • Üye
  • *
  • İleti: 459
Ynt: Osmanlı tarihimizde Silahlar...
« Yanıtla #4 : 02 Aralık 2009, 09:02:27 »
cengiz bey benim yapmaya çalıştığım balkan bıçağı osmalı kültürüne ait bir öğe değil mi sizce?

bence herkez elinden geleni yapmaya çalışıyor, yanlız kılıç gibi uç noktadaki denemeler için üretici arkadaşlara biraz daha zaman tanıyın bence..  :)

zira bu konuda bizi kısıtlayan birtek üretim aşaması değil kanunlarda sıkıntı yaratıyor.
« Son Düzenleme: 02 Aralık 2009, 09:04:18 Gönderen: Gökhan Bakla »
Yeniliğin en iyisi, çoğu zaman unuttuğumuz geçmişimizdedir.

http://gokhanbakla.blogspot.com/

Cengiz Çetin

  • Üye
  • *
  • İleti: 142
Ynt: Osmanlı tarihimizde Silahlar...
« Yanıtla #5 : 02 Aralık 2009, 09:07:00 »
Haklısınız Gökhan bey,
Emeğinizi gözardı edemeyiz hakkınızı helel ediniz.
Ben ustanın yanına gitmek zorundayım.Gerçek bir akıncı palası döveceğiz.Bu gün başlayamam ama cumartesi bismillah deriz artık.Çizimler ve maket hazır.Balçakları pirinçten döktürdüm.Kabza için boynuz hazırladım.
Ne mutlu bana.
Vur pençe-i alideki şemşir aşkına,
Gülbang-ı asumanı tutan pir aşkına.

Eylem Cengiz

  • Üye
  • *
  • İleti: 486
    • Eylem Cengiz - Günlüğüm
Ynt: Osmanlı tarihimizde Silahlar...
« Yanıtla #6 : 02 Aralık 2009, 10:40:22 »
Niye her yeni konunun bıçak üzerine açıldığı sorulmuş.

Yürümeyi öğrenmeden koşmaya çalışmak ne derece sağlıklıdır?

Örneğin, daha asitle yazı, desen işlemeye yeni değinirken, daha kullanılan çekiç, örs, kıskaç üzerinde durmamışken, çeliğe tığ ile desen işlemekten bahsetmemişken ayağa kalkıp yürümeye başladığımız bile söylenemez. Bu günün bıçaklarının çok güzel örneklerini üretebilen arkadaşlarımız var aramızda. Ama tarihin süzgecinden geçerek bu güne ulaşmış o müthiş eserlere ulaşmak için bir çok tekniği öğrenmek ve öğrenilenleri hazmetmek gerek. Bu da adım adım olur.

Forumun amacına uygun düşen, forumda henüz bahsedilmemiş tekniklere vakıf olanların bunları paylaşmasıdır. Tecrübelerimizi paylaşmaktır. Bunları süzgeçten geçirmeye çalışmak yerine daha paylaşımcı olmaya çalışılmalıdır.

Cebehane forumunun hançer, kama, bıçak vb. kısa kesici araçları kapsam dışı bırakmayacağını düşünüyorum. Her ne kadar konumuz hep kesici silahlar olsa da bunların dışındaki silahlar, hatta zırhlar da bir cebehanede bulunacak şeyler olduğundan dolayı bunların dahi konu dışı bırakılamayacağını düşünüyorum. Bu konudaki politikamız nedir?
Eylem Cengiz

"Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır." Bertrand Russel

Emre Kipmen

  • Moderatör
  • Üye
  • *****
  • İleti: 456
    • Bıçak Albümüm:
Ynt: Osmanlı tarihimizde Silahlar...
« Yanıtla #7 : 02 Aralık 2009, 11:30:58 »
Zırh bence tabii ki çalışılması gereken bir konu (cebe = zırh,kalkan) , ayrıca deri işleme, demir olmayan metallerde kazıma, kabartma süslemeleri, ahşap işleme, kalkan yapımı, bileyleme, altın varak kakma, tel işleme, gravür ve asit dağlama, pota çeliği yapımı, dımışki desenlerinin kontrolü, keskinlik ve dayanıklılık testlerinin nasıl yapılması gerektiği vb. vb...

O kadar yük varki üzerimizde bu işi yapmaya çalışanların ve bu konuda ilerlemeye çalışanların (hele Türk kanunları altında). Haklısınız benim tasarımlarım çok modern kaçıyor sizin ilginize göre, kullandığım çelikler ve bazı teknikler geleneksel değil. Doğrudur, ancak ben buraya almaktan daha çok vermek için geldim, ne reklama ihtiyacım var ne de tasarımlarımın beğenilmesine, açıkçası bu beni ilgilendirmiyor, sadece bildiğim bazı doğruları ve biriktirdiğim deneyimleri aktarmaya çalışıyorum. Ne kadar başarılı olduğum meçhul. Cengiz Bey bir hançer yapanımız yok diyor. Ben de şöyle bir soru soracağım, tek ağızlı bıçaklarda taşlama eğimine ne kadar hakimiz? Çift taraflı bir ağız aslında birbirinin ayna görüntüsü iki bıçağın yan yana gelmiş halidir, ancak simetriye ve tekniğe hakimsen düzgün bir hançer yapabilirsin. Ben daha önce denedim, 4 yıl filan önceydi, kesinlikle kabza takmaya değmez bişey çıktı, çünkü daha basit bir bıçağın eğimlerine hakim değildim. Garip gelebilir ama gerçekten iyi bir hançer yapmak tek ağızlı bir yatağan yapmaktan daha büyük ustalık isteyebilir. O zaman niye yatağan yapmıyoruz? Sadece normal bir bıçak boyutu olan 20  santimlik bir bıçağı yapmak başka birşeydir, 35 santimlik birisini yapmak çok başka. Bir de 70-80 santimlik bir kılıç işin içine girdiğinde o çok çok farklı birşey. Su verme, dövme, perdahlama bir bıçaktan çok farklı teknikler ve ekipmanlar gerektirir. O kadar uzun bir parçayı yağda su verirken eğer ne yaptığınızı tam bilmiyorsanız tüm şekillendirme çalışmanızı 10 saniye içinde yok etmiş olursunuz, tabii eğer atölyenizi daha yakmadıysanız...

Eski kılıçlar konusunda meraklı arkadaşların romantizmini anlayabiliyorum, ben de öyleydim. Şimdi olaya çok farklı bakıyorum, kişisel yorum ve tasarım özgünlüğü konusu dışında eskiyi tekrarlamaya çalışmak benim için tam olarak artık heyecan verici gelmiyor. Eğer konseptimiz Osmanlı kılıçları - hançerleri vs. ise ve bundan başka tasarımlar, teknikler ve deneyimler gerçekten çoğunluk tarafından kalabalık ediyor görünüyorsa özür dilerim, bir daha olmaz.

Aman alınganlıkla filan suçlamayın artık beni, alınganlık olmayan bir şeyden dolayı kırılanlara denir...

Sanırım aslında bizim sırf bıçak-kılıç vs. yapımı üzerine özelleşmiş bladeforums gibi bir foruma ihtiyacımız var, sadece üretim teknikleri altında mesaj yazmaya özen gösteriyorum ama anlaşılan oranın da bir konsepti varmış... Süper  :-X

Eylem Cengiz

  • Üye
  • *
  • İleti: 486
    • Eylem Cengiz - Günlüğüm
Ynt: Osmanlı tarihimizde Silahlar...
« Yanıtla #8 : 02 Aralık 2009, 12:47:12 »
...
Haklısınız benim tasarımlarım çok modern kaçıyor sizin ilginize göre, kullandığım çelikler ve bazı teknikler geleneksel değil.
...

 8) İyi ki modernler ve iyi ki geleneksel değiller. Eğer o eski büyük eserleri yapan ustalar bugün yaşasalar senin gibi en iyi çeliği en iyi ahşabı kullanmaya bakmaz mıydı? Osmanlı mimarisine, sanatına bakan, Selçukluyu, beylikleri kopyalamayı değil de daha iyiyi, daha güzeli yapmayı hedeflediklerini görür.

...
sadece bildiğim bazı doğruları ve biriktirdiğim deneyimleri aktarmaya çalışıyorum.
...

Bir çok şeyi yabancı forumlarda insanların açık yüreklilikle anlatması öğretmesi sayesinde bilir olduk. Ne mutlu ki bu ortam var ve aynısını burada kendi dilimizle yapabiliyoruz. Katkısı olan herkesten Allah razı olsun.
Eylem Cengiz

"Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır." Bertrand Russel

Sefa Çabuk

  • Üye
  • *
  • İleti: 182
Ynt: Osmanlı tarihimizde Silahlar...
« Yanıtla #9 : 02 Aralık 2009, 14:26:49 »
Arkadaşlar,alınmanıza gerek yok.Mergup beye özel mesaj atan bendim.Sebebine gelince;Site ismiyle müsemma bir site görüntüsü çizmiyor.Aramızda kaç kişi bir şimşir kabzası yaptı.Kaç tanemiz bir balçak yapmaya çalıştı.Yatağanın kabzasındaki eğim ve çıkıntılar ne işe yarıyor,nasıl yapılıyor.Site açıldığında Fatihin kılıcı görünüyor ama üretimler çok farklı değil mi sizcede.Aşama aşama diyeceksiniz.Evet aşama aşama ama hangi konuda.Emre beyin eserlerine hiçbirimiz söz laf edemeyiz.Yapılan işin kalitesine söyleyecek sözümüz yok.Sitenin konseptine uygun olup olmadığı konusunda soru işaretleri taşıyorum.Keşke başarısızlığa uğramış bir hançer denemesi olsaydı şu sitede."arkadaşlar şurada kırıldı,eğildi"diyen birisi olsaydı.Modern bıçaklardaki büyük maharetimizi birtanede bu kültüre ait eserle taçlandırsaydık.
   İmdii,bu kadar "olgunluğu" gösterdikten sonra "belki kılıç yapımına" uzanacağımızı görme umuduyla,kimseyi tokatlamak değil, kendimize ait olanı üretmesini beklemenin sabırsızlığını yaşadığımızı hatırlatarak hoşçakalın diyorum.
Cengiz bey,
Bu tür mesajları ( hepimizi ilgilendiren ) ortaya yazmanızı yeğlerdim ama ne yazık ki olmamış. Şu an kaç tanemizin neyle uğraştığı konusunda bir fikriniz olduğunu da sanmıyorum. Yapmak istediğiniz kabaca, bizi motive etmek amaçlı mı onu da anlayabilmiş değilim, eğer öyleyse  bilmelisiniz ki bu iyi bir yöntem değil, burada yapılan işlerin hepsi bana göre rafine işler en azından herkese kendince. Ne yazık ki sizin beklentilerinizi karşılayamamışız, üzücü.
Ben yaşamımda bu kadar emeğe saygısızlık edildiğini görmedim, gerçekten. Tüm yapılan işleri bir kenara itip, hani kılıç neden yapılmadı mantığıyla hareket edilmesini de esefle karşılıyor ve kınıyorum, hem Mergup beyi hem de Sizi, okuduklarımı doğru mu anladım acaba diyerek defalarca okudum. Çok ekstra bir malzemeden, çalışılması gerçktende zor olan bir malzemeden, sağolsun Sancar beyin göndermiş olduğu ölçü ve resimlerden de yararlanarak bir osmanlı kılıcı dövmeye başlamıştım, balçağını da bitirmiştim, (yani aramızda balçak yapan var) ama bittiğinde sizin gibi düşünen insanlarla paylaşmanın, egolarınıza meze yapmanın çok anlamlı olmadığını düşünüyor ve görüyorum. Anlaşılan o ki burada üretilen şeyler sizin için konu kalabalığından öte bir şey değil. "Alınganlık " olarak neyi nitelediğinizi de anlayabilmiş değilim, merak ta etmiyorum.Çalışmalarınızda başarılar dilerim, forumun istediğiniz gibi olması dileğiyle...

Mergup Özkan

  • Üye
  • *
  • İleti: 452
Ynt: Osmanlı tarihimizde Silahlar...
« Yanıtla #10 : 02 Aralık 2009, 20:28:38 »
Merhaba Arkadaslar,

yazdıklarınızın hepsini okudum ve aynı anda sevindim ve üzüldümde. Elimden geldigi kadar teker teker cevaplandırmaya calışacagım. Ve lütfen tekrar belirtmek istiyorum amacım ve niyetim kimsenin Kalbini kırmak veya Rencide etmek değil buna kesinlikle emin olun.

Sefa bey yazmıs:
ancak forumda alt başlıklarda yer alan bıçak ve belki giderek kılıç üretimiyle ilgili açılan konuların yoğunluğundan Sizin neden rahatsız olduğunuzu gerçekten anlamadım, bu başlık altındaki konulara belkide bin bir emekle katkı veren herkesin, elinden geldiğince avatarınızın altında da yazan "tarihini koruma külü değil ateşi korumaktır" mantığında hareket ettiğini, sanıyorum gözden kaçırıyorsunuz. Yazınızda sözü geçen "Osmanlı silah tarihini" ne yazık ki sadece geçmişte olanları yad ederek ve geçmiş başarılarımızla övünerek koruyamıyoruz, bu nedenle ülkemizde tarihte ün salmış hiç bir silahı üretemiyoruz, bu ne kadar acı değilmi?! içtenlikle söylemek gerekirse Fatihin kılıcının taklitini Amerikada bir Amerikan vatandaşının yapmış olması size garip ve incitici gelmiyormu, bana geliyor. Ne kadar estetik değeri olan ve sanatsal bir yapıt olduğu belli olan, fotoğrafını eklediğiniz Yatağanı bırakın yeniden yapmayı ayrıntılı çizimlerine bile ulaşamıyorsunuz, neyin tarihini konuşacağız, üretme yeteneğine sahip olmadığınız hiç bir değere sahip olamazssınız.

Müsadenizle cevabım:
Sefa  bey,
Bilemezsiniz ama bir Örnek vereyim:
Yurtdışında yataganın ne oldugunu , nereden geldigini bilmeyen Yüzbinlerce insanımız var. Ben bu konuya dayanmak istedim. Bırakın Silah üretmeyi bir yana, Yataganın varlıgının farkında olmayan bir toplumdan konuşuyorum ben. Yatagan dedigim zaman, gecenlerde bir bayan doğru Mutfak icin Solingende üretilen WMF takımı degilmi diye sormuştu? Konu bu Konu. Bıçak konusu degil...
Beni üzen ve rahatsiz eden konuda buydu. Bıçak ve Kılıc tartısması yaratılsın degil. Burada Bıçak, Kılıc vs. Üreten ve Üretim tekniklerini paylaşan Arkadaşların Kalbini kırma kesinlikle değil. Öyle anlaşıldıysa Af ola. Sakın Paylaşmayada bırakmayınız...
...........................................
Emre bey yazmış:
Arkadaşlar burası bir fikir ve bilgi paylaşım yeri, istatistiklere bakılırsa burada en çok gevezelik yapan adam olarak Mergup Bey'e özel mesaj atarak yakınanların burada nasıl bir forum istedikleri anlaşılıyor. Ben harbi bir insanımdır lafımı çekinmem, burada ciddi bir paylaşımın ilk temellerinin atıldığı bir yerde bu tip fısıltılar bizim gibi sanata gönül vermiş insanları çok kırıyor. En azından bana bir tokat gibi geldi...

Müsadenizle cevabım:
Emre bey,
benim hattim degil, size Tokat atmak haşa.. Yaptıgınız işlerinize kesinlikle derin saygim var. Ama dogru görmüşsünüz bende sizin belirtiginiz gibi harbi bir insanim onun icin bu konuyu gündeme taşidim. Ama Sanata gönül taşıyan tek siz degilsiniz, hepimizin tek Arzu ve Tutkusu bu . Onun icin buradayız ve onun icin böyle konularla beraber bazen tatlı bazen acı konuşuyoruz. Kimse darılmasın ve alınmasın lütfen! Belirtiginiz gibi böyle Forumlarda hep 'Üreten' hemde 'Kolleksiyon ve Arastima' yapan kitle bulunur. Ben Kolleksiyon ve Arastirmadan zevk alıyorum, Biz bir bütünün iki parcasıyız buyrun yana yana kol kol bu yolda devam edelim o zaman. Ama tekrar edıyorum sakın ola yolunuzdan vac gecmeyiniz. Sizin gibi Genc Ustalar bunu anca el atıp başarabilirler. Hattaki hatta yurdısından yardım veya kontak gerekiyorsa yardım istemeyi cekinmeyin sakın.

Emre bey yazmıs:
Eski kılıçlar konusunda meraklı arkadaşların romantizmini anlayabiliyorum, ben de öyleydim. Şimdi olaya çok farklı bakıyorum, kişisel yorum ve tasarım özgünlüğü konusu dışında eskiyi tekrarlamaya çalışmak benim için tam olarak artık heyecan verici gelmiyor. Eğer konseptimiz Osmanlı kılıçları - hançerleri vs. ise ve bundan başka tasarımlar, teknikler ve deneyimler gerçekten çoğunluk tarafından kalabalık ediyor görünüyorsa özür dilerim, bir daha olmaz.

Müsadenizle cevabım:
Ama kendiniz konuya dayanmışınız zaten, belki size “heyecan verici” gelmeyebilir, ama onunda  bu Forumda hakkını verelim ne olusunuz.
Yani sizin anlayacagınız gibi herkesin elinden ne geliyor veya beçerebiliyorsa onu yapsın o bile yeter.
Benım elimden maalesef alıp duvara asıp ve arada bir silmek oluyor, ama cevremi her Fırsatında bilgilendirmeyi cabalıyorum ve güzel Sitemizi övüyorum. Buda benim elimden gelen...

...........................................................
Gökhan bey yazmış:
cengiz bey benim yapmaya çalıştığım balkan bıçağı osmalı kültürüne ait bir öğe değil mi sizce?
bence herkez elinden geleni yapmaya çalışıyor, yanlız kılıç gibi uç noktadaki denemeler için üretici arkadaşlara biraz daha zaman tanıyın bence.. 

Cevap:
Gökhanbey,
Balkan bıcagınızı merakla bekliyoruz, bol başarılar efendim...
........................................
Eylem bey yazmış:
Cebehane forumunun hançer, kama, bıçak vb. kısa kesici araçları kapsam dışı bırakmayacağını düşünüyorum. Her ne kadar konumuz hep kesici silahlar olsa da bunların dışındaki silahlar, hatta zırhlar da bir cebehanede bulunacak şeyler olduğundan dolayı bunların dahi konu dışı bırakılamayacağını düşünüyorum.

Cevap:
Eylem bey,
tamamen konu içine basmış bulunuyorsunuz. Burası tek bir Türk Silah forumu olmasın, geri kalan konularada kesinlikle el atma gerekcesı var. Benim gözümde en güzel su örnegi paylasmak istedim sizlerle: Buyrun siz karar verin:

Üst ve ortadaki resim 1653 Viyana Kusatmasindan ganimet olarak almanlar tarafindan alinmis ve bu güne kadar dayanabilmis bulunan, Dünyaca 3 tane eser kalmis Yeniceri kecesinden biri...
Sag resim bizim su anda Ülkemizde ve Avrupada Yeniceri kecesi diye Milletimize satilan ve hatta en gözde mehter takimlarinin bile kullandigi Kece takliti...
'' Bu bıçağı kıl mübarek ey kerim-i la-yezal,
Sahibine verme ya Rab ömrü oldukça zeval,
Bıçak elde gerek dilde sübhan, Kadem bastı bu cihan...''

Sancar Özer

  • Üye
  • *
  • İleti: 827
Ynt: Osmanlı tarihimizde Silahlar...
« Yanıtla #11 : 02 Aralık 2009, 22:03:22 »
Öncelikle moderatör olarak tüm arkadaşlardan özür dilerim, hasta olduğum için ancak şimdi foruma girip bu başlığı görebildim. Faydasız bulduğum bu tartışma daha uzamadan ve kırıcı hale gelmeden kısaca meseleyi özetlemek ve kapatmak istiyorum.

Arkadaşlar, forumumuz ister üretim, ister araştırma veya tarih olsun kesici silahlarla ilgili HER TÜRLÜ konuya açıktır. Eğer bir konu diğerlerinden daha fazla tartışılıyorsa bu, o konu ile ilgilenenlerin daha fazla foruma katılımda bulunduğunu gösterir. Siz başka bir konunun konuşulmasını istiyorsanız yapacağınız tek şey bu konularda başlık açmak ve ve bu başlıklarda yazmaktır. Önünüzde hiçbir engel yok, zanaatkar arkadaşlarımız dahil herkesin de bu konulara mutlulukla katılacağına eminim.

Yani Türkçesi, eğer tarih konuşulsun istiyorsanız, tarih konuşun. Form, gelişim, türler hakkında, savaş sanatları hakkında konuşmak istiyorsanız buyrun açacağınız başlıklarda hep beraber tartışalım. Bu forum bunun için var. Hiç bir konunu tartışılması, diğeri için engel teşkil etmez. İsteyen modern üretimle, isteyen tarihi gelişimle, isteyen kılıç sanatları veya koleksiyonerlikle ilgili konuşabilir.  Lakin  "Niye x y'den daha fazla konuşuluyor" gibi kısır bir tartışma içinde olmak, baştan beri olguların tartışıldığı "Akademik" bir forum olmak gayreti içinde olan forumumuz için de bizim için de son derece faydasızdır.

Şimdi izninizle bu başlığı kapatıyorum. Türk kesici silahları ile ilgili tartışmak isteyen tüm üyelerimizi Genel Konular başlığı altında konu açmaya ve bu konulara mesaj atmaya davet ediyorum. Bu konuda ise daha fazla itirazı, fikri veya sorusu olanlar bana özel mesajla ulaşabilir.

Saygılarımla
"Hoşça bak zatına ki zübde-i alemsin sen
 Merdüm-i dide-i ekvan olan ademsin sen "

Şeyh Galip

Sefa Çabuk

  • Üye
  • *
  • İleti: 182
Bilgilendirme
« Yanıtla #12 : 03 Aralık 2009, 23:45:46 »
Arkadaşlar merhaba,
Dünden beri beni rahatsız eden ve kendi içimde eleştiri ve öz eleştiri yaparak sonlandırdığım bir konuyu Sizlerlede paylaşmayı uygun buluyorum. Ayrıntı için Forum moderatörü Sancar beye yazdığım mesajı aynen buraya da kopyalıyorum, hepinize bu güne dek yaptığımız tüm paylaşımlar adına teşekkür ediyorum, sağlıcakla kalın. Hoşcakalın ( iletişim kurmak isteyen, ya da her hangi bir konuda destek isteyen tüm  arkadaşlara her zaman kapım açık kişisel bilgiler kısmında e-posta adresim var)


Merhaba Sancar bey,
Çok uzun ve ayrıntılı yazmayacağım için üzgünüm.  bu yazıyı size yazmamın tek nedeni kişisel bilgilendirme içindir. forum içerisinde özelde mantık , genelde ise yaklaşım  farklılığmız nedeniyle hem kendimi foruma yararlı, hemde forumun bana yararlı olamayacağını duyumsadığımdan, bu günden başlamak üzere forumla bağlantımı kesiyorum. Bunda etken tek başına son yaşanan basit olay değil, yine tekrarlanan bir şekilde Sizin  olayı kapatış ve engel oluş şeklinizdir. Başladığım bir tartışmayı kendim bitirebilme yeteneğine sahibim, eminim buradaki diğer insanlar da sahiptir ama sürmekte olan bir tartışmanın bir otorite tarafından, söylemeye yada dinlemeye yer vermez bir tavırda kesilerek zaptu rapt altına alınma mantığına da karşıyım. Bu nedenle üyeliğimin iptalini rica ediyorum, paylaştığımız her şey adına teşekkür ederim. Hoşcakalın
Selamlar saygılar

Kayahan Horoz

  • Moderatör
  • Üye
  • *****
  • İleti: 228
Ynt: Bilgilendirme
« Yanıtla #13 : 04 Aralık 2009, 10:58:33 »
Merhaba Sefa Bey,

İleride bir gün mesajınızı okuyacak olanların olup biteni anlamlandırabilmesi için, onu ilgili konu başlığına taşıdım.

Sancar Bey'e yazdığınız özel bir mesajı forum alanına taşıdığınız için benim de buraya yazmam gerekti, umarım anlayışla karşılarsınız.

İnternet forumlarında çok sık yaşanan "yanlış anlama - kişiselleştirme - sözlü kavga" olaylarının bizim forumumuzda yaşanmaması için bu konuda çok titiz davranma kararımız forumun kurulduğu güne dayanır.  Emin olun yaşanmış tecrübelerden kaynaklanır ve maksat moderatörün egosunu tatmin değildir.

Baştan itibaren şöyle bir okursanız, moderatörce kilitlenen bu tartışmanın foruma hiçbir şey katma potansiyelinin olmadığını, bilakis, devamında üyeler arasında daha fazla gerginliğe yol açabilecek bir yönde ilerlediğini de görebilirsiniz.  Başlığın kilitlenmesi ne size, ne de bir başka üyenin şahsına yöneliktir.

Son olarak, mesajınıza cevaben, bu forumun size yararlı olamayacağı şeklindeki görüşünüze saygı duymakla birlikte, sizin foruma yararlı olmadığınız yönündeki sözlerinize kesinlikle katılmıyorum.  Eminim tüm arkadaşlarımız da benimle aynı fikirdedir.

Aynı şekilde, Sancar Bey de moderatörlük görevini gayet özenli ve doğru olarak yapmaktadır.  Sizden ricam, forumdan ayrılma kararınızı bir kez daha gözden geçirmenizdir.

Kabul ederseniz, bu son mesajları forumdan tümüyle kaldırmaktan mutluluk duyarım.  ;)


Sefa Çabuk

  • Üye
  • *
  • İleti: 182
Ynt: Osmanlı tarihimizde Silahlar...
« Yanıtla #14 : 05 Aralık 2009, 02:05:09 »
Kayahan Bey Merhaba,
yazdıklarınızda, bu konuya ilişkin en azından kendimi "doğru" ifade etmek açısından, yanıt vermem gereken bir kaç  nokta var ama yeni bir kavramsal tartışma yaratmamak adına yanıtlamamayı kendimce daha uygun buluyorum.
Forumla ilgili önerileriniz için gerçekten teşekkür ediyorum. Forumun bundan sonraki çalışmalarıyla ilgili başarı dileklerimle. Hepiniz sağlıcakla kalın

 

Her Hakkı Saklıdır © 2007-2019 cebehane.com
SMF 2.0.15 | SMF © 2017, Simple Machines
RSS WAP2