Bu bölüm, zamanla bir foruma dönüşmesi arzusuyla, sizlerden gelenlere ayrıldı.
Sorularınızı, görüş ve eleştirilerinizi olduğu kadar, konumuzla ilgili olarak bizlerle paylaşmak istediğiniz belge, bilgi ve çalışmaları da cebehane@gmail.com adresine bekliyoruz.

17.08.2007 kemal_k@
Osmanlı kılıçlarının üzerindeki yazılarla ilgili soruya verdiğiniz cevapta altı köşeli bir yıldızdan bahsetmişsiniz. Sizin "Mühr-ü Süleyman" dediğiniz bu işaret Yahudiler'in sembolü olan "Davud Yıldızı" değil midir? Osmanlı kılıçlarında niçin bir Yahudi sembolü kullanılmıştır?

Barbaros'un Sancağı İslam inancına göre Hz. Adem'in cennetten getirdiği üç şeyden biri olan Mühr-ü Süleyman, tüm semavi dinlerce kutsal kabul edilmiştir. Üstelik, sözkonusu sembolün tarihi bu dinlerin tarihinden daha eskidir; arkeolojik kazıların ortaya çıkardığı tunç çağı buluntularında bile bu sembole rastlanmaktadır. Farklı topluluk ve zamanlarda farklı anlamlar atfedilen bu sembol; bereket, güç, hikmet, yahut ilahi himaye beklentisiyle bir tılsım olarak görülmüştür. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde çok yaygın olarak kullanılan Mühr-ü Süleyman, sadece kılıçlar üzerinde değil, cami duvarlarında, mezar taşlarında, çeşme ve şadırvanlarda, kapı kanatlarında, tepsi ve tabaklarda, sikke ve mangırlarda, hatta rüzgara hükmetmek isteyen Barbaros Hayrettin Paşa'nın sancağında (yanda) da kullanılmıştır.

Bu sembole Batı dünyasında "Davud'un Yıldızı" denmesinin sebebi, onların altı köşeli yıldız sembolünü sözkonusu mühür-yüzükten önceye götürmeleri ve bu sembolü Hz. Süleyman'a değil, O'nun babası olan Hz. Davud'a atfetmelerindendir. Daha yalın bir ifade ile, Batı inancında Mühr-ü Süleyman'ın üzerindeki, Davud'un Yıldızı'dır. Yahudiler'in bu sembolü sahiplenmeleri ve İsrail devletinin bayrağında kullanmaları, görece yakın tarihlere ait olaylardır ve her ne kadar bu durum sözkonusu sembolün günümüzde insanlar tarafından algılanışını değişikliğe uğratarak kullanımını kısıtlamışsa da, Mühr-ü Süleyman bu coğrafyanın bir kültür öğesidir, geleneğin bir parçasıdır ve bu anlamda asla bir "Yahudi sembolü" değildir.

12.08.2007 yiğit07@
Eski Osmanlı kılıçlarının üzerine özel bir dua yazıldığını ve bu duanın bir muska gibi, kılıçları savaş sırasında kırılmaktan koruduğunu, daha keskin ve daha etkili bir hale getirdiğini duymuştum. Bu konuda bilgi verebilir misiniz?

Yatağan Detayı Osmanlı kesici silahları, bitkisel ve geometrik motiflerin yanında, çok güzel hat örnekleriyle de süslenmiştir. Genellikle bir kartuş içerisinde, yapan ustanın adı ve bazen de yapım tarihi, kimin için yapıldığı gibi tanıtıcı bilgiler yer alır. Şayet bir padişah için yapılmışsa, onu öven ve zaferler dileyen sözler yazmak adettendir. Kelime-i Tevhid, Ayet-el Kürsi veya Fetih suresinin ilk ayetlerinin yanında, Arapça olarak "Ali'den başka yiğit, Zülfikar'dan başka kılıç yoktur" cümlesi sıkça kullanılır. Özellikle yatağanlarda, (örneğini yanda gördüğünüz) silahın sahibine yönelik iyi dilekler içeren dizeler işlenmiştir.

Öte yandan, "muska gibi" görülebilecek tek öğe, içerisinde "Allah" yazılı olan ve iç içe geçmiş iki ters üçgenden oluşan altı köşeli yıldız formundaki Mühr-ü Süleyman'dır. Hz. Süleyman'ın yüzüğünün üzerinde bulunduğuna inanılan bu sembolün amacı kılıca değil, sahibine güç ve kudret kazandırmaktır. Kılıcın keskinliği ve dayanıklılığı ise, takdir edersiniz ki, yapan ustanın bilgi, beceri ve deneyiminin sonucudur.

15.07.2007 aabali@
Çok ilginç bir konu hakkında çok güzel bir site hazırlamışsınız, tebrik ederim. Zamanla içeriğinin de zenginleşerek, alanında önemli bir referans kaynağına dönüşmesini dilerim. Dikkatimi çeken bir nokta, sitenizin isminin "Cebehane" olmasına rağmen, sadece kesici silahlara yönelik yazılara yer vermiş olmanız. Siteyi özellikle bu alanda mı geliştirmeyi düşünüyorsunuz, yoksa tarihsel olarak cebehanelerde yer almış diğer savaş araç-gereçlerini de kapsayacak mı?

Bu sayfamıza gönderilen ilk mesajın sahibi olmanızdan dolayı, gösterdiğiniz ilgiye ve övgü dolu sözlerinize çok teşekkür ederiz. Sitemizin bir yandan yeni makalelerle, bir yandan da sizlerin katkılarıyla gelişerek, zamanla bir referans kaynağına dönüşmesi bizim de en büyük dileğimiz. Bu amaçla sitemize her ay en az bir yeni makale eklemeyi, yeterli katılıma ulaştığında da bu sayfanın düzeyli bir kullanıcı forumuna dönüşmesini hedefledik.

Sitemizin ismiyle ilgili saptamanız da son derece yerinde; esasen cebehane, yeniçerilere ait ok, yay, kılıç, tüfek, kurşun, barut, fitil, kazma, kürek, zırh, tulga ve benzeri savaş araç-gerecinin kısmen tedarik, kısmen de imal edildiği, sefer dönüşünde de tamir ve muhafazasının yapıldığı yerdir. Ancak biz alanımızı -dünü ve bugünüyle- kesici silahlar olarak belirledik. Bunun bir nedeni kesici silahlarla ilgili bugüne kadar yapılmış çalışmaların azlığıysa, bir nedeni de eğer böyle bir sınırlama yapılmazsa konunun çok fazla genişlemesinden doğacak konsantrasyon eksikliğinin önüne geçmektir. Ancak yine de, zaman içerisinde ve sizlerden gelecek talep doğrultusunda farklı konulara değinen makaleler, yahut en azından o konuları da tartışmak isteyenler için farklı forum başlıkları oluşturmamız mümkün olabilir. Sonuçta sitemiz çok yeni ve amacımız onu sizlerden gelecek yorum ve eleştirilerle geliştirip büyütmek.

Her Hakkı Saklıdır © 2007 cebehane.com